KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/19601 E., 2025/18000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2433 E., 2025/1876 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 17. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/208 E., 2023/189 K.
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, işe ilk giriş tarihinin 01.11.1990 tarihi olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, ... sicil numaralı ... Konfeksiyon unvanlı unvanlı iş yerinde çalışmaya başladığı 01.11.1990 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının ve 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereği sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 15.11.1993 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuş olup davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, sadece imza ve fotoğraf incelemesinin davanın ispatı için yeterli olmadığını, tanık beyanları dışında resmi yazılı belgelerle de davanın kanıtlanması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9 ve 60. maddenin (G) bendi, 79... . maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ...
Konfeksiyon ünvanlı işveren tarafından ... sicil no.lu işyerinden 01.11.1990 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, işyerinin mahiyetinin konfeksiyon olduğu, 15.05.1990-31.12.1995 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinden dava konusu 1990/3.
Dönem bordrosunun verilmediğinin bildirildiği ve aynı yılın 2. dönem bordrosunun dosya kapsamına alındığı, işe giriş bildirgesi üzerinden yapılan imza incelemesinde imzanın davacının el ürünü olduğunun tespit edildiği, işyerinin 1990/2. dönem bordrosunda yer alan 3 sigortalıdan biri olan işverenin eşi ...'un dinlendiği (işyerinden 15.05.19 90... gün ile 01.09.1994-28.02.1995 arası sigorta bildirimleri bulunmaktadır.),geniş çaplı yapılan komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri tespit edilemediği,
böylelikle anılan davacı tanığının beyanı ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre, Mahkemece, komşu iş yeri ve çalışanlarının tespit edilemediğinden tarafların beyanı alınmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
4.Kabule göre de, 15.11.1975 doğumlu davacının sigorta başlangıcı olarak tespitini istediği tarih olan 01.11.1990 tarihinde, 14 yaşında olduğu, buna göre Mahkemece, davacının 01.11.1990 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının, sigorta başlangıcının ise 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 15.11.1993 tarihi olarak tespiti ile 01.11.1990 tarihindeki (1) gün süreli çalışmasının prim ödeme gün sayısına ilave edilmesi gerektiğinin tespiti şeklinde hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19601, K. 2025/18000, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama