KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/2102 E., 2025/9066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2555 E., 2024/3404 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 25. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/179 E., 2024/308 K.
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1978 yılında Temmuz - Eylül döneminde toplam 90 gün süreyle davalı şirkette çalıştığını, 3 aylık dönem bordrosunun Kuruma verildiğini, primlerin ödendiğini ancak dönem bordrosunda müvekkilinin sigorta sicil numarası yazılmadığı için hizmet döküm cetvelinde bu çalışmalarının görünmediğini beyanla müvekkilinin dönem bordrosunda ismi yazan kişi olduğunun tespiti ile 01.07.1978- 30.08.1978 tarihleri arasındaki 90 günlük hizmetin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; Petrol Ltd. Şti.'nin 02.12.2013 tarihinde hisselerinin tamamının ... Yapı A.Ş. şirketine devredilerek satış işleminin yapıldığını daha sonra şirketin adının .... Yapı A.Ş. olarak değiştiğini ... Ticaret Ltd.Şti'nin arşivinde bulunan bütün belge ve evrakların Türkiye Petrol A.O. İnsan Kaynakları Daire Başkanlığına devredildiğini davacı ...'ın ... taşeron firması ... Ltd. Şti.'de sismik ekiplerinde mevsimlik mahalli işçi olarak 01.07.1978 tarihinde 90 gün (1978 yılında Temmuz-Ağustos ve Eylül) aylarında çalıştığını şirket arşivinde ekte sunulan dönem bordrosunun bulunduğunu beyan etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava konusu işlemlerin Kurum kaynaklı olduğundan, müvekkilinin kusuru olmadığını, aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından çok sayıda kişi bildirilmesi nedeniyle bu hususta araştırma yapılamamasının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, aidiyet istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/2102, K. 2025/9066, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama