KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/250 E., 2025/10459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/629 E., 2024/1255 K.
- İlk derece mahkemesi
- Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/107 E., 2024/332 K.
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 10.09.2019 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu olay iş kazası olarak kabul edilecek olsa dahi bu olaydan ve sonuçlarından müvekkili idarenin sorumluluğunu doğuracak bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili idarenin olayda kastının veya suç sayılır bir hareketinin olmadığını, davacının iddiasının aksine kazada kusur ve ihmalinin de bulunmadığını, davacının kendi dikkatsizliği ve ihmali yüzünden yaralandığını, alınması gereken her türlü önlemi alan, eğitim veren, uyarılarda bulunan, gerekli araçları temin eden,
nezaret ve denetim görevlerini yerine getiren müvekkili idareye izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-)Davanın kısmen kabulüne - kısmen reddine, 2-)Davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile 958.976,56 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Davacının tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 4-)Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının temizlik personeli olarak görev yaptığı davalı iş yerinde, üzerinde malzeme bulunan sedye ile taşıma işini yaparken sedyenin kayması sonucu sedye dizine çarparak yaralanması neticesinde meslekte kazanma gücünün % 11,30 kayba uğradığı ve kazanın meydana gelmesinde davacının %20, davalı işverenin de %80 oranında kusurlu olduğu,
davalı tarafın süresi içerisinde SGK maluliyet tespitine itirazı ardından YSK'nın maluliyete ilişkin kararının da ilk raporu doğruladığı, taraflara tebliğe rağmen itiraz olmamakla iş göremezlik oranının kesinleştiği, tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre ...nın 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) (b) 1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Kusur oranının hatalı tespit edildiğini, b.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/250, K. 2025/10459, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama