KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/4242 E., 2025/6234 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/277 E., 2024/680 K.
- İlk derece mahkemesi
- Osmaniye 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/302 E., 2021/768 K.
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının yurt dışı borçlanma ödemesini süresinde yaptığının tespitini, borçlanmanın geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalı Kurumun davacının yurt dışı borçlanma işleminin geçersiz sayılmasına ilişkin işleminin iptaline ve 3201 sayılı Kanun uyarınca yapmış olduğu yurt dışı borçlanma işleminin geçerli olduğunun tespiti ile başvuru tarihi nazara alınarak davacının bu konudaki tüm yasal haklarından faydalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanma ödemesinin süresinde olduğunun ve yurt dışı borçlamasının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4242, K. 2025/6234, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama