KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/4324 E., 2025/11494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/261 E., 2024/225 K.
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/46 E., 2024/217 K.
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...
Sosyal Güvenlik Merkezine başvurarak tütün üreticisi olarak tütün teslimatında yapılan Bağ-Kur kesintilerine göre yeni yapılandırma yasası kapsamında sigortalılık günlerinin tescili ile 02.01.1994 tarihinden itibaren ihyası yapılarak borç tahakkuk cetvelinin verilmesini istediğini ve gerekli evrakı teslim ettiğini, müvekkilinin talebine ilişkin olarak 27.07.2023 tarihli cevabi yazıda, kalkınma kooperatifi ile ilgili yapılacak işlem bulunmadığının belirtildiğini, başvuruya verilen cevabın aksine, müvekkilinin hizmet süresinin 02.01.1994 tarihinden beri devam ettiğini, davacı müvekkili, 1994 yılından beri tütün ekimi ile uğraşmakta olup,
bu hususun müvekkilinin yıllar itibariyle teslim etmiş olduğu tütün bedelinden yapılan Bağ-Kur tevkifat kayıtlarıyla sabit olduğunu, müvekkilin ....
Tarımsal Kooperatifine 02.01.1994 tarihinde ... numaralı olarak üye olduğunu ve üyeliğinin halen devam ettiğini, müvekkilinin 1990'lı yıllardan bu yana hep çiftçilikle uğraştığını, müvekkilinin ...Tevkifat Servis Şefliği'ne yaptığı başvuruda sigortalılık belgesini ibraz ettiğini, ancak davalı Kurum tarafından müvekkilinin 5510 sayılı Kanun'un 4/f.1/b.b maddesi kapsamında ihya edilecek hizmet süresinin olmadığının belirtildiğini, tüm bunlara rağmen Kurum tarafından müvekkilinin 02.01.1994 tarihinden itibaren ihya edilecek hizmet süresinin olmadığı belirtilerek müvekkilinin mağdur durumda bırakıldığını,
müvekkilinin davaya konu başvurusu ile ilgili işlemleri hakkında yürürlüğe giren yapılandırma yasası kapsamından yararlanması gerektiğini, bununla birlikte, müvekkilinin SGK tarafından tespit ve tescil işlemlerinin yapılmadığını ve müvekkilinin yapılandırma yasasından yararlandırılmasına imkan verilmediğini beyanla;
davalı idarenin usul ve yasalara aykırı işleminin iptaline, müvekkilinin 02.01.1994 tarihinden başlayarak (01.10.1999-31.12.1999 tarihleri arası hariç olmak üzere) 08.06.2023 tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 7440 sayılı Kanun kapsamında müvekkilinin aftan yararlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup, reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesini ve beyanlarını kabul etmediklerini, öncelikle davanın zamanaşımı/hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili Kurumun kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere, davacının bu davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini dilediklerini, Kuruma karşı dava açmadan önce Kuruma başvuru zorunluluğunun dava şartı olduğunu, davacı, ilgili koşulları yerine getirmemiş olup,
davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müdürlük kayıtlarının tetkikinde, davacının ... Bağ-Kur no.lu sigortalı olduğu, Toprak Mahsulleri Ofisi ... Amirliğinin yapmış olduğu kesinti belgelerinin tetkiki neticesinde, davacının Bağ-Kur adına yapılan 19.08.1999 tarihli kesintisinin geçerli olduğu ve davacının Kuruma vermiş olduğu dilekçe ekinde sunduğu ...
Kalkınma Kooperatifi kaydının, 2013/11 sayılı Genelgenin beşinci bölümünde ''Kanun'un geçici 54. maddesi gereğince; muhtar, 2834 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Hakkında Kanun'a göre kurulan tarım satış kooperatif ve birlikleri, 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanuna göre kurulan tarım kredi kooperatifi ve birlikleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na göre pancar ekicileri istihsal kooperatifleri ile birlikleri ve ziraat odaları kayıtlarına istinaden... sigortalılık tescili yapılacaktır.'' denildiğinden kalkınma kooperatifi ile ilgili yapılacak işlem bulunmadığı,
davacının 09.06.20 23... .06.2024 tarihli ihya ve ... sayılı yapılandırma kapsamına giren borcu bulunmadığından dilekçelerinin işleme alınamadığı bilgisinin davacıya verildiği, yine davacının 09.06.2023 tarihli tarım sigortalık işlemlerine ilişkin vermiş olduğu dilekçeye de 27.07.2023 tarihli ve ... sayılı yazı ile Kurumca cevap verildiğinin tespit edildiğini, davacının davasını ispatlamak zorunda olduğunu, dava konusunda kurum kayıtları esas olup, davacının bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini (5510 sayılı Kanun'un 59/2. maddesi) beyanla;
davanın usulden reddini, Mahkememiz aksi kanaate ise esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve incelemeyle hüküm tesis edildiğini, müvekkilinin eşinin üzerine kayıtlı tarımsal faaliyete elverişli tarla vasıflı taşınmazlar bulunduğunu, müvekkili ve eşi adına kayıtlı traktörlerin tescilli olduğunu, müvekkilinin tütün ekimiyle ilgili tarımsal faaliyette bulunduğunu, tanık beyanları ve Ziraat Odası kaydıyla da tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdüğünün ispatlandığını, tarımsal desteklemelerden yararlanıldığını, davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4324, K. 2025/11494, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama