İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4835 K.2025/9931

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2025/4835Karar2025/9931Tarih17 Haziran 2025Okuma6 dk · 1.292 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/4835 E., 2025/9931 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Haziran 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1250 E., 2024/1916 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul 3. İş Mahkemesi
Sayısı
2016/387 E., 2024/113 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.292 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 17.06.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı adına Av. .. .. .. ile davacı adına Av. ... .. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili özetle; 1.249.887,65 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 45.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacıya ilişkin tespit edilen maluliyet oranının fahiş derecede yüksek olduğunu, usuli kazanılmış hak gereği %17,20 oranına itibar edilmesi gerekirken bu hususun gözetilmediğini, maddi tazminat yönünden yapılan hesaplamalar ile hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatına esas pasif dönem gelirlerinin tenzil edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından, davacı vekili Kurum tarafından bildirilen %17,20 sürekli iş göremezlik oranını 10.01.2019 tarihli ve 05.11.2019 tarihli dilekçeleri ile kabul ettiği, davalının itirazlarının davayı uzatmaya yönelik olduğunu, sürekli iş göremezlik oranı tespit davasının bekletici mesele yapılmaması gerektiğini ileri sürdüğü, sürekli iş göremezlik oranı tespit davasını ilk olarak işverenin Sosyal Güvenlik Kurumu ve sigortalıya karşı açtığı ve %17,20 oranındaki tespitin iptalini istediği,

anılan tespit dosyasında Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kuruldan rapor alınıp, sigortalının sürekli iş göremezlik oranının %22,20 olarak tespit edilmesinden sonra sigortalının tespit dosyasıyla Kurum ve işverene karşı birleşen başka bir tespit davası açtığı ve Kurumun belirlediği %17,20 maluliyet oranının iptali ile Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurul raporuyla tespit edilen %22,20 maluliyet oranının tespitini istediği, o dosyaya bakan Mahkemece işverenin açtığı asıl davanın reddine, sigortalının açtığı birleşen davanın kabulüne, sigortalının sürekli iş göremezlik oranının %22,20 olduğunun tespitine karar verildiği,

anılan tespit dosyasının Kurum tarafından temyiz edildiği ve Dairemizin 2023/12497 Esas sayılı kararı ile onanan tespit dosyasının kesinleştiği, davacının %22,20 sürekli iş göremezlik oranı kesinleşmiş olsa dahi davacının eldeki tazminat dava dosyasında %17,20 sürekli iş göremezlik oranına itiraz etmediği, bilakis dosyanın bu oran üzerinden hesap raporu alınmak üzere bilirkişiye gönderilmesini istediği, davalının itirazlarının davayı uzatmaya yönelik olduğunu, davalının sürekli iş göremezlik oranına itirazlarının Yüksek Sağlık Kurulu tarafından reddedildiğini ileri sürdüğü,

Mahkemenin aldığı 19.07.2022 tarihli kök hesap raporunda iki ihtimalli hesaplama yapıldığı, ilk ihtimalde yani Kurumun belirlediği %17,20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden yapılan hesaplamada davacının maddi zararının 319.791,64 TL olarak tespit edildiği, Adli Tıp Kurumunun belirlediği %22,20 oranı üzerinden yapılan hesaplamada ise davacının maddi zararının 412.550,78 TL olarak belirlendiği, raporun davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilinin 29.07.2022 tarihli dilekçesi ile “Rapor kapsamında yapılan hesaplamalara herhangi bir itirazımızın olmadığını bildiririz.

Diğer yandan raporda SGK'nın ve ATK'nın tespit etmiş olduğu maluliyet oranlarına göre seçenekli olarak hesaplama yapılmış olup sayın Mahkemece hüküm kurulurken ATK'nın tespit etmiş olduğu %22,20 oranındaki maluliyete göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasını talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunduğu, bu aşamadan sonra Mahkemece davacı vekilinin 20.12.2022 tarihli celsede güncel asgari ücretten hesap yapılması talebi üzerine dosyanın ek hesap düzenlenmesi için bilirkişiye gönderildiği, birinci ek hesap raporunda (29.12.2022) aynı parametreler kullanılmasına karşın maddi zararların daha fazla hesaplandığı,

davacı vekili 16.06.2023 tarihli dilekçesi ile Temmuz ayında asgari ücret değişecek olması nedeniyle ek hesap raporu alınmasını talep etmesi üzerine ikinci ek hesap raporunun (22.06.2023) alındığı, raporda maddi zarar tutarlarının daha da fazla belirlendiği, en son 21.12.2023 tarihli celsede davacı vekilinin asgari ücretin değişecek olması nedeniyle ek rapor alınmasını talep etmesi üzerine üçüncü ek hesap raporunun (03.01.2024) alındığı, bu son raporda davacının %22,20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden yapılan hesaplamada maddi zararın 1.249.887,65 TL olarak belirlendiği,

davacı vekilinin maddi tazminat istemlerini bu tutara talep arttırdığı, İlk Derece Mahkemesince bu tutara itibar edilerek davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.

Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir Kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.

Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K., 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)

Somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranı, her ne kadar tespit dosyasında %22,20 olarak tespit edilmiş ise de eldeki dava dosyasında davalı lehine %17,20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden usuli kazanılmış hak oluştuğu açık olduğuna göre Mahkemece, davacı tarafça itiraza uğramayan 19.07.2022 tarihli bilirkişi hesap raporunun %17,20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden yapılan hesaplama ihtimaline itibar edilerek davacının maddi tazminat istemi hakkında bir karar vermek gerekirken usuli kazanılmış hak aşılarak yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Davalı avukatı yararına taktir edilen 28.000,00 TL. duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4835, K. 2025/9931, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  9. VI. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4835
Karar No
2025/9931
Tarih
17 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4837 K.2025/5361
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/4837 K.2025/10635
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/4839 K.2025/10137
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4841 K.2025/5511
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/4842 K.2025/5512
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/4849 K.2025/10040

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.