KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/4940 E., 2025/11301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1237 E., 2025/444 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/149 E., 2023/113 K.
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, ilk defa 03.04.2012 tarihinde çalışmaya başladığını ve bu çalışmasını, davalı işveren tarafından iş akdinin feshedildiği 09.02.2022 tarihine kadar aralıksız sürdürdüğünü, müvekkilin 03.04.2012 tarihinden 09.02.2022 tarihine kadar olan işinde, iş yerinin anahtarı müvekkile teslim edilmiş, iş yerinin sabahleyin açılması, akşamleyin kapanması, derneğe gelenlerin karşılanması, ağırlanması işi, her türlü çay, kahve satışı, servisi, iş yerinin temizlik işleri, iş yerinin düzeninin ve işleyişinin sağlanması için her türlü iş müvekkil tarafından yapıldığını, beyanla müvekkil ...'ın davalı işverene ait iş yerinde 03.04.2012-01.03.2017 tarihleri arasında aralıksız sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın hak düşürücü süre içeresinde açılmadığını, derneğe 23.10.2012 tarihinde ... üye olarak kaydedildiğini, davacıya sosyal ve ekonomik yardımlarda bulunulduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, dava dilekçesinde iddia edilen sürelerde çalıştığının Yargıtay İçtihatları ile belirlenen usulde ispatı gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "Davanın kabulü ile Davacının davalı iş yerinde 03.04.2012-01.03.2017 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden kesintisiz çalıştığının tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde; İş yerinin 01.03.2017 yılında kanun kapsamına alındığını, bu tarihte de davacının sigortalılığının başlatıldığını, herhangi bir ücret ödemesi olmamasının da iş ilişkisi kurulmadığını gösterdiğini, kararın bozulmasını davanın reddini talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde; Eksik araştırma ile karar verildiğini, davanın reddini savunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 03.04.2012-01.03.2017 tarihleri arasında davalı derneğe ait iş yerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4940, K. 2025/11301, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama