KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5073 E., 2025/7368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1295 E., 2024/1308 K.
- İlk derece mahkemesi
- Trabzon 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/313 E., 2023/91 K.
Karar Metni
922 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının...sigorta sicil nolu davacı ...'ın işe giriş bildirgesinde belirtilen işyerinde 01.10.1982 tarihinde bir gün yapılan çalışmasının tespitiyle, aksi yönde davalı kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; fiili ve gerçek bir biçimde çalışmanı varlığı tespit edilmeden sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ... sicil numaralı ...'nun iş yerinde 01.10.1982 tarihinde hizmet akdiyle bir gün çalıştığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 02.07.1986 tarihi olduğunun ve davacının 01.10.1982 tarihindeki bir günlük çalışmasına ait primlerinin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,(1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2., 6., 9., 6., 79., 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ünvanlı işverenin 10221 sicil no.lu işyerinden 01.10.1982 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işe giriş bildirgesi tarihinde 14 yaşında olduğu, inşaat mahiyetli iş yerinin 12.05.1980-31.03.1983 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, iş yerinden 1982/1-4 arası dönem bordrolarının geldiği dava konusu 1982/4. dönemde 8 kişinin bildirildiği,
inşaat ruhsat ve yapı kullanma izin belgeleri hususunda Trabzon Büyükşehir Belediyesinin kayıt olmadığı yönünde mahkemeye cevap verildiği, öte yandan işyeri dönem bordrosu kapsamında çalışması bulunup da dinlenen davacı tanıkların ise beyanlarında, kendilerinin ve davacının işverene ait BMC otto tamir servisinde çalıştıklarını beyan ettikleri, davacının çıraklık kaydının olmadığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce bildirildiği,
böylelikle davacının işe giriş bildirgesindeki iş yeri sicil no.sunun mahiyetinin inşaat olmasına karşın bu kapsamda bildirilen dönem bordro çalışanlarının kendilerinin ve davacının oto tamiri işinde çalıştıkları yönünde beyanda bulundukları böylelikle iş yerinin ve işin niteliği tereddütsüz şekilde belirlenmeden anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre, Mahkemece, davacının da beyanı alınmak suretiyle çalışma iddiasının olduğu iş yerinin niteliğinin ne olduğu, davacının iş yerinde ne iş yaptığı, kimlerle çalıştığı, yapılan işin oto tamiri olduğunun anlaşılması halinde bu iş yerine ilişkin tescilli iş yeri olup olmadığı varsa iş yeri tescil bilgileri ve dönem bordrosu Kurumdan celbedilerek bordro tanıkları dinlenmeli, böyle bir işyeri tescilinin olmadığının ancak iş yeri niteliğinin oto tamiri olduğunun anlaşılması halinde mevcut dinlenen tanık beyanları değerlendirilmeli,
işin inşaat işi olduğunun anlaşılması halinde ise dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, emniyet,vergi dairesi, SGK ve belediye aracılığıyla yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak, sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, komşu iş yeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde davacının birlikte çalıştığını beyan edeceği kişiler ve davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle,
işyerinin işin niteliği tereddütten uzak şekilde belirlendikten ve buna göre toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
4.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5073, K. 2025/7368, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama