KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5368 E., 2025/11491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1741 E., 2024/2190 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/39 E., 2022/719 K.
Karar Metni
766 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 11.06.2018 tarihinde kendi kusuru sebebiyle iş kazasına maruz kaldığını, davalıya gerek yaptığı iş, gerekse iş güvenliği ile ilgili gerekli ve yeterli eğitimi verildiğini, davalı işçiye 25.09.2017 tarihli İş Güvenliği, ... abkant makinası kontrolör kullanımı eğitimi, 06.09.2010 tarihli ... kullanımı eğitim, 24.09.2014 tarihli ... program ve ...
Makina Eğitimi aldırıldığını, davalının iş güvenliğine yönelik tedbirleri almayarak, kendi yaptığı eylem sebebiyle iş kazasını geçirdiğini hayatın olağan akışına uygun olacak şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun hareket etmediği için kazanın meydana geldiğini müvekkil işveren, 6331 sayılı İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve diğer kanunlardan doğan işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin gerekli tedbirleri aldığını işveren müvekkile kusur atfedilmesinin mümkün olmayacağını, davalı ...'un maruz kalmış olduğu bu iş kazası nedeni ile davalı tarafça,
İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesinin 2018/282 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi zararın karşılanması için tazminat davası açıldığını, İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi 2018/282 Esas sayılı dosyasına celbedilen Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu raporunda davalı ...'un iş göremezlik oranının %4,1 olduğu yönünde tespit edildiğini, davalılardan ...'un Sosyal Güvenlik Kurumu Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespitine İlişkin Sağlık Kurulu tarafından tanzim edilen %4,1 oranında tespit edilen maluliyet oranına itirazlarımızın kabulü ile Adli Tıp Kurumu nezdinde maluliyet oranının tespit edilmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu talebi ile ilgili müvekkil Kuruma yazılı başvuruda bulunmadan dava açtığını davanın bu yönden reddi gerektiğini 6552 sayılı Kanun düzenlemesi gereği SGK'ya açılacak hizmet tespiti dışındaki davalar için Kuruma başvuru yapılmadan dava açıldığını bu nedenle dava şartı yokluğundan da davanın reddi gerektiğini, davacının Kuruma başvuruda bulunmuş olması halinde mevcut maluliyet durumu müvekkil Kurum tarafından tespit edilmiş olup davacının aksi iddiaları maddi gerçekle bağdaşmadığını Müvekkil Kurumca tespit edilen maluliyet oranı dışındaki taleplerin reddi gerektiğini,
davacının esasa ilişkin talepleri ile ilgili Kurum içi yazışmalar devam etmekle esasa ilişkin ayrıntılı cevap haklarının saklı olmak kaydıyla müvekkil Kurumca tesis edilmiş ve davaya konu edilen işlemler hukuka uygun olup davacı taleplerinin tümden reddini yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının, 11.06.2018 tarihinde kendi kusuru sebebiyle iş kazasına maruz kaldığını, davalıya, gerek yaptığı iş, gerekse iş güvenliği ile ilgili gerekli ve yeterli eğitimi verildiğini, 6331 sayılı İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve diğer kanunlardan doğan işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin gerekli tedbirlerin işverence alındığını ve davacı şirkete kusur atfedilemeyeceğini, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda hatalı hesaplamalar yapıldığını, davacının bir maluliyetinin bulunmadığını, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda,
maluliyet oranı tespitinde "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri uygulandığını kaza tarihinin 10.03.2018 olduğunu ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca maluliyet oranının,"maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne" göre belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından davalının maluliyet oranı tespitine ilişkin düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve maluliyet oranını belirleyen heyette iş kazası alanında uzmanlığı bulunan bir üyenin de yer almadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ...'un sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5368, K. 2025/11491, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama