KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5558 E., 2025/11531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2720 E., 2025/145 K.
- İlk derece mahkemesi
- Fethiye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/461 E., 2022/329 K.
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2000 yılından 27.09.2016 tarihine kadar geçen dönemde şahsının 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı vasfındaki çalışmalarının tespiti ve tesciline hükmedilmesine, bu çalışmalarına ait yatırılmayan ya da eksik yatırılmış primlerin işverenden tahsiline, adli yardım taleplerinin kabulüne, taleplerinin reddi halinde yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, 27.09.2016 tarihinde davacının çalışmaya başladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının eylemli çalışmasının sübuta ermesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti talebine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, dosya içerisine alınan; bilgi ve belgeler, tanıkların beyanları gözetildiğinde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5558, K. 2025/11531, 9 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama