KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5776 E., 2025/8349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/42 E., 2024/418 K.
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; her türlü dava hakları saklı kalmak kaydıyla somut norm denetimi taleplerinin kabulü ile 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesinin Anayasa'ya aykırılığı sebebiyle Mahkemenin Anayasa Mahkemesi nezdinde itiraz yoluna başvurmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, Küçükçekmece Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 23.03.2017 tarihli 66006742-645-E. 1646966 sayılı Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçsuz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun gerçekleştirdiği işlemlerde yasalara aykırı bir durum bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davanın kısmen kabulü ile Küçükçekmece SGM'nin 23.03.2017 tarihli ve 66006742-645-E. 1646966 sayılı Kurum işleminin kısmen iptaline, işleme konu yersiz ödemelerin 5510 sayılı Kanun'un 96/b bendine göre davacıdan tahsili için Kurumca yeniden işlem tesis edilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "Somut olayda, davacının yaşlılık aylığı almaya başladıktan sonra 03.09.2007 tarihinde dava dışı İstanbul Valiliği İstanbul Proje Koordinasyon Birimine ait işyerinde çalışmaya başladığı, Kurumca 09.02.2017 tarihli işlemle davacının yaşlılık aylığı almakta iken 03.09.2007 tarihinden itibaren kamu işyerinde çalışmaya başladığından aylıklarının 19.09.2007 tarihinden itibaren kesilerek iptal edildiğinin bildirildiği, 19.09.2007-19.01.2017 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının 5510 sayılı Kanunun 96/1-a maddesi kapsamında borç çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, Kurum işlemine konu alacağın hangi dönemlere ait olduğu, davalı Kuruma sorularak netleştirilip, hatalı işlemin tespit ve borcun tebliğ tarihi belirlenerek, 5510 sayılı Yasa’nın 96/1-b maddesi kapsamında davacının borçlu olmadığı miktar belirlenip hasıl olacak sonuca göre infaza elverişli hüküm kuruması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır."
gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile
Küçükçekmece SGM'nin 23.03.2017 tarihli ve 66006742-645-E. 1646966 sayılı sayılı borç tahakkuk işlemi ile istenen 56.210,42-TL borç aslının iptaline, bu tutar yönünden davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, 5510 sayılı Kanun'un 96/b bendine göre yasal faizin ise borcun tebliğ edildiği 12.05.2017 tarihten itibaren yirmidört ay içerisinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde bu sürenin sonundan itibaren işleyecek biçimde hesaplanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, eksik araştırmaya dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kaarın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline karşı 5510 sayılı Kanun'un 96/b bendine göre düzenlenmiş herhangi bir ödeme emri gönderilmemişken, müvekkilin bu maddeye göre 24 aylık ödeme süresinin başladığının kabulü hatalı olduğunu, davalı Kurum tarafından hukuka uygun ve sonuçlarını tam doğuracak bir işleminin tesis edilmediğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı kurum tarafından 23.03.2017 tarihli ve 66006742-645 E.1646966 sayılı işlem ile davacının aldığı yaşlılık aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, dosya içerisine alınan; bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu, tanıkların beyanları gözetildiğinde tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5776, K. 2025/8349, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama