İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5955 K.2025/11498

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2025/5955Karar2025/11498Tarih8 Eylül 2025Okuma5 dk · 959 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/5955 E., 2025/11498 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Eylül 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1655 E., 2025/249 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 5. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/131 E., 2023/163 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

959 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...’nun davalı ...’nın işlettiği ... unvanlı .....

Karoser-Konteyner İmalatı adındaki ticari işletmede boya ve kaynak işi elemanı olarak çalıştığı, davacının 01.12.2016 tarihinde işe başladığı, iş kazası geçirdiği 08.03.2017 tarihine kadar çalıştığı, ancak çalıştığı süreler boyunca SGK işe giriş bildiriminin yapılmadığı ve sigorta primlerinin yatırılmadığı, davacının 08.03.2017 tarihinde işyerinde çalıştığı sırada işyerinde işveren ve çalışanlar tarafından ısınmak için kullanılan sobayı yakması esnasında sobanın patlaması sonucu ağır derecede yanarak iş kazası geçirdiği,

bu kazanın işverence ilgili Kuruma bildirilmediği ve davacıya de hastanede ifade verirken söylememesi için baskı yapıldığı, ancak davacının hastane kayıtlarında ve polis ifadesinde olayın iş kazası olduğunu belirttiği, davacıya geçici/sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanması için Kuruma başvurulduğu ancak davacıya tebliğ edilen denetmen raporunda “başvuru ile ilgili yapılacak bir işlem olmadığının, söz konusu kazanın iş kazası olarak değerlendirilebilmesi için işyerinde sigortalı olunması gerektiğinin, sigortalılığın tespit edilememesi nedeniyle yapılacak bir işlem olmadığının, iş Mahkemelerine başvurulabileceğinin” bildirildiği,

taksirle yaralamadan sanık olarak yargılanan davalı işverenin Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesi’nce cezalandırılmasına karar verildiği, davacının davalı işyerindeki çalışması hakkında açılan ceza davasında verilmiş olan kararın kesinleştiği, hususları belirtilmiş ve davacının davalı işveren nezdindeki çalışması sırasında 08.03.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespitinin yapılması talep edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı davalıya ait işyerinde çalışmış olduğunun iddiasıyla işbu davayı ikame ettiğini, davacının iddia etmiş olduğu çalışma süreleri gerçeği yansıtmamakla birlikte, davalının iş yerinde çalışmadığını, Şöyle ki;

davacı davalının yanına sürekli işe alınmak amacıyla geldiğini, fakat davalının davacının niteliğinde bir işçiye ihtiyacının olmamasından ötürü bu iş başvurularını reddettiğini, netice itibariyle de davacı davalının ısrarla iş başvurularının reddine istinaden iş bu davayı husumet güderek açtığını, davacının kötü niyetli olduğunu bahsedilen şekilde süreli çalışması kesinlikle olmamakla birlikte, yaşadığı elim olayla da müvekkilinin ve davalının şirketinin hiç bir alakası olmadığını, sürekli iş başvuruları sırasında denk gelen bir tarihte davacı zan altında bıraktığını,

yaşanan elim kaza sırasında davalının işyerine uğrayıp uğramadığının dahi meçhul olduğunu, davacının ise 01.12.20 16... .03.2017 tarihleri arasındaki çalışmasının sigortaya bildirilmediğini iddia etmekte olduğunu, davacının, davalının şirketi olan ....

Karoser-Konteyner imalatında boya ve kaynak elemanı olarak çalıştığını iddia ettiğini, ancak davacının davalının yanında boya ve kaynak elemanı olarak hiç çalışmadığını, hatta boya ve kaynak elemanı olarak çalışan bir kişinin tinerin ne kadar yanıcı ve patlamaya elverişli bir madde olduğunu bilmesi gerektiğini, davacının nerede ve nasıl yandığını bilen ve gören olmadığını, davacının çalışma usulünün davalı tarafından.

İhtiyaç olduğunda davacı oradaki her esnafa gidip yevmiye usulü çalışıp yardımcı olmakta olduğunu, davacının sanayide neredeyse her dükkanda yevmiye ile saatlik çalışan bir kişi olduğunu, ancak bu şekilde dahi davalının yanında çalışmadığını, davacının yaşamış olduğu elim kazanın tam olarak nerede yaşandığı davalı tarafından bilinmediğini, çünkü davalı ve çevresi tarafından bu yaşanan olayın bilinmesinin mümkün olmadığını, yaşanan olayı gören kimsenin olmadığını olayın nerede gerçekleştiğinin tespiti mümkün olmamakla birlikte,

davacı yanın lehine SGK denetiminde ifade veren ...'in de olayı görmediği ve sadece duyduğu ifadelerinden net olarak anlaşıldığını, yaşanan olay işyerinde yaşanmış olsa bile davalı ...'nın, iş yerinde alınması gereken bütün kuralları işveren olarak aldığını, her ne kadar tanık olarak adlandırılan ..., 18.03.2017 tarihli Bilgi Alma Tutanağında;'' .... isimli şahsı tanırım. Bu şahısla daha önce .... OSB 1203 Sok. No:105 sayılı adreste faaliyet gösteren ...

Karoser isimli iş yerinde birlikte 1 ay çalıştık.

Ben bu iş yerinden rahatsızlığım nedeniyle 11.02.2017 tarihinde ayrıldım.'' dediğini, Ancak ...'in vermiş olduğu ifade de 1 ay beraber çalıştığını ve sonrasında 11.02.2017 tarihinde işten ayrıldığını beyan ettiğini,. ...'in ifadesi ile davacı yanın çalışma tarihlerinin zaten çeliştiğini, dolayısıyla davacının eldeki hizmet tespit davasında iddia ettiği dönemin davalı yönünden bir ilgisi bulunmadığını davalının şirketinde yaşanmış olan bir iş kazası olmadığı gibi, maluliyetin belirlenmesini ve bu maluliyetin davalının şirketinden kaynaklı olduğunun tespiti mümkün olmamakla birlikte haksız ikame edilen davanın reddini talep etmiştir.

SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Denetmenliğince düzenlenen 2017-400244-086 sayılı İnceleme Raporunda, inceleme konusu işyerinden 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının a.bendi uyarınca sigortalılığının sağlanması yönünde bir tespit yapılamadığını, bu itibarla ...'nun 08.03.2017 tarihinde hizmet tespitinin yapılamamış olması nedeni ile iş kazası yönünden herhangi bir işlem başlatılamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 08.03.2017 tarihinde yaralanması ile sonuçlanan kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen bozularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen bozularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5955, K. 2025/11498, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5955
Karar No
2025/11498
Tarih
8 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5956 K.2025/6893
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5957 K.2025/6894
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/5958 K.2025/12936
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/5958 K.2025/5771
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/5958 K.2025/7280
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5960 K.2025/11964

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.