KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/661 E., 2025/2458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/505 E., 2024/221 K.
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 09.09.1984 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin10.03.2022 tarihli kararı ile davanın davanın kabulü ile davacının 09.09.1984 tarihinde bir (1) gün sigortalı olarak .... sicil numaralı ... Tic. ve San. A.Ş.'ye ait iş yerinde çalıştığının tespitine, 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 13.09.2023 tarihli kararı ile "...Mahkemece, dava dışı iş yerinin 1985/2. dönem bordrosuna kayıtlı dinlenmeyen yeteri kadar bordro tanığının da beyanları alınmalı, beyanları alınan davacı tanıklarının hizmet döküm cetvelleri de dosya içine alınmalı, SGK, vergi, belediye ve emniyet aracılığıyla dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yeri sahipleri ve sigortalı çalışanları yöntemince tespit edilerek,
çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacıya ait işe giriş bildirgesinin düzenlenerek Kuruma verilmiş olması, Kurumun dahi bu işe giriş bildirgesi üzerine davacıya sigorta sicil numarası vermesi, dönem bordrosunda adları bulunan dolayısıyla davacı ile aynı dönemde aynı iş yerinde çalıştıkları resmi nitelikteki kayıtlar ile de sabit bulunan dönem bordrosu tanıklarının fiili çalışmayı doğrulamaları, işverenin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemesinde, aylık bildirge ve dönem bordrolarını Kuruma vermemesinde veya bunlarda işçinin ismine yer vermemesinde davacının hiçbir kusurunun bulunmaması,
bu gerekçelerle davacıyı anayasa ile güvence altına alınmış sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakmanın sosyal hukuk devletinin ilkeleri ile bağdaşmaması, esasen davalı Kurumunda kendi üzerine düşen denetim ve gözetim görevini yerine getirmediğinin açıkça ortada olması, işe giriş bildirgesinin verilmiş olması halinde en az bir gün süreyle sigortalı olarak çalışıldığının kabulünün gerekmesi... " gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının, davacının, .... Tic. ve San.
A.Ş'ye ait ....sicil numaralı iş yerinde 09.09.1984 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının, (1) günlük bu çalışmasının prim ödeme gün sayısına eklenilmesi gerektiğinin; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşını doldurduğu 03.04.1986 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2., 6., 9., 60. maddenin (G) bendi, 79., 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanugn'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, bozma hükmüne uyularak yapılan yargılamada, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Bozma sonrasında Mahkemece, geniş çaplı komşu iş yeri araştırması yapıldığı ancak bir tespit yapılamadığı, öte yandan bozma ilamı gereği 1985/2. dönem bordrosunda yer alanların dinlenmesi istenmişse de bu sıfatla dinlenen ...,... ve ...'un hizmet cetvelleri olmadığından ve gelen bordrolarda isimleri olmadığından beyanlarının denetlenemediği anlaşılmıştır.
Mahkemece yukarıda belirtilen tanıkların hizmet cetvelleri getirtilerek işyerinden 1985/2. dönem için bildirimlerinin olup olmadığı belirlenerek beyanları denetlenmeli, çalışmaları olmadığının tespiti halinde 1985/2. dönem bordrosuna kayıtlı dinlenmeyen yeteri kadar bordro tanığının da beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/661, K. 2025/2458, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama