İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/7637 K.2025/16696

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar…

Esas2025/7637Karar2025/16696Tarih4 Aralık 2025Okuma6 dk · 1.257 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/7637 E., 2025/16696 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Aralık 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2021/42 E., 2025/20 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.257 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.04.2004 tarihi ile 19.07.2014 tarihleri arasında davalı ... İnş. Ltd. Şti.'de bekçi sıfatı ile çalıştığını müvekkilinin davalı tarafından işten çıkışının yapılıp tekrar girişinin yapıldığını bu sebeple müvekkilinin ... İnş. Ltd. Şti.'de yukarıda belirtilen tarihler arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 19.04.2004 tarihi olarak tespitine bu süreler için yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekili tarafından cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kuruluş tarihinin 21.02.2006 olduğunu, SGK kayıtlarında işe başlama tarihinin 01.06.2006 olduğunu, müvekkilinin faaliyet konusu gereği sezonluk çalıştığını, davacının 01.06.2006 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, sezon bittiğinde çıkışının yapıldığını ayrıca davacının 15.10.2009 tarihinde kendi isteği üzerine çıkışının yapıldığını, 29.11.2013 tarihinde ise emeklilik talep etmesi üzerine çıkış işlemlerinin yapıldığını, emekli olduktan sonra SGDP yatırıldığını, davacının 01.06.2006-23.07.2014 dönemlerinde sigorta primlerinin tam ve eksiksiz olarak ödendiğini iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2004 yılında çalıştığına ilişkin bir veri bulunmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 25.04.2016 tarihli ve 2015/8 Esas, 2016/676 Karar sayılı kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre davacının davalı şirket bünyesinde 05.10.2010-23.07.2014 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı ancak 01.01.2013-31.12.2013 tarihleri arasında 31 gün, 01.01.2014-23.07.2014 tarihleri arasında 307 gün olmak olmak üzere toplamda 338 gün kadar sayılması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde taraf vekilerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 22.02.2018 tarih ve 2016/13706 Esas, 2018/1694 Karar sayılı ilamıyla; "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden, ihtilaf konusu dönem içerisinde davacı adına 04.10.2005 - 30.11.2005 tarihleri arasında ve 21.05.2007 - 16.07.2007 tarihleri arasında dava dışı işyerlerince, 01.06.2006 - 05.10.2006, 27.07.2007 - 15.10.2009, 20.04.2010 - 29.11.20 13... .05.2014 - 23.07.2014 tarihleri arasında davalı işyerince Kuruma hizmet bildiriminde bulunulduğu,

01.06.2006 tarihinden itibaren davalı işyerinin Kanun kapsamında olduğu, 2006/06-2014/07 ayları arasına ait davalı işyeri dönem bordrolarının getirtildiği, 25.07.2014 tarihli ibranamede davacının açıkça 01.06.2006 tarihinden itibaren çalışmakta olduğunu imzasıyla beyan ettiği, davacının yaşlılık aylığı almak için işyerinden ayrılıp tekrar işyerinde işe başladığı belirtilmiş ise de davacıya ait tahsis dosyasının getirtilmediği, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda bordrolarda kayıtlı olan davacı ve davalı tanıklarının dinlenildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda davalı işyerince Kuruma bildirilmiş hizmet sürelerinin bulunmasına göre 05.01.2010 tarihinden önce davalı işyerinde geçtiği iddia olunan hizmet sürelerinin tespiti istemi yönünden hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözetilmeksizin, tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeksizin, davacıya ait tahsis dosyayı getirtilmeden davacının yaşlılık aylığı almakta olduğu hizmet süreleri yönünden SGDP ye tabi geçen hizmet sürelerinin tespiti yönünden açıkça hizmet tespiti talebinin olup olmadığı araştırılmaksızın Mahkemece yazılı şekilde kurulan hüküm hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, hak düşürücü süre geçtiğinden reddine karar verilen süreler yönünden de işin esasına girilerek ihtilaf konusu dönem bordrolarında yer alan ve davacının çalışmaları hakkında bilgi ve görgü sahibi olan tanıkları dinlemek, bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde SGK, zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının;

yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi bu şekilde gidermek ve davacıya ait tahsis dosyası getirtilerek davacıya yaşlılık aylığı bağlanmış olması halinde aylığı almaya başladığı tarihten sonra davalı işyerinde geçtiği iddia olunan hizmet dönemi yönünden davacının SGDP'ye tabi olması gereken sürelerde hizmet tespiti istemi bulunup bulunmadığını sormak,

salt SGDP'ye tabi olarak hizmet tespiti isteminde bulunursa hukuki yararının bulunmadığını gözetmek ve buna göre yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacının istemini değerlendirmek, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre Mahkemece bir karar vermekten ibarettir.

Öte yandan, davanın 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesine eklenen hükmün yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden sonra açıldığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun bu hüküm gereğince davada sıfatının “fer'i müdahil” olduğu anlaşıldığından Kurumun karar başlığında “davalı” olarak yazılması maddi hata olup hatanın mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgeler, tanık beyanları ile tanıkların sigortalılık sürelerine göre davacı adına tanıkların 17.07.2007-31.12.2007, 15.10.2009-31.12.2009, 01.01.2010-31.12.2010, 01.01.2013 - 31.12.20 13... .01.2014 - 23.07.2014 tarihleri arasında fiili çalışmayı doğruladıkları anlaşılmış, davacının yaşlılık aylığı tahsisi talebine istinaden Kurum

tarafından 01.12.2013 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığının bağlandığından ve davacı tarafın emeklilik sonrası hizmet tespit talebinin de bulunduğu gözetilerek davacının kanıtlanan ve Kuruma bildirilmeyen hizmet süreleri aşağıdaki gibi tespit edilmiş; davacının hizmet tespit talebinin 3690 güne ilişkin olduğu ve dava konusu edilen talebin 368 günlük kısmı kabul edildiğinden 368/3690 formülüne göre yargılama giderleri hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden davacı ve davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilerek davanın kısmen kabulü ile

1-Davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 17.07.2007 tarihinden 31.12.2007 tarihine kadar Kuruma bildirilen süreler dışında 8 gün daha 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında sigorta primine esas kazanç alt sınırı üzerinden hizmet akdine dayalı çalışması bulunduğunun tespitine,

2-Davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 15.10.2009 tarihinden 31.12.2009 tarihine kadar Kuruma bildirilen süreler dışında 75 gün daha 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında sigorta primine esas kazanç alt sınırı üzerinden hizmet akdine dayalı çalışması bulunduğunun tespitine,

3-Davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.01.2010 tarihinden 31.12.2010 tarihine kadar Kuruma bildirilen süreler dışında 109 gün daha 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında sigorta primine esas kazanç alt sınırı üzerinden hizmet akdine dayalı çalışması bulunduğunun tespitine,

4-Davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.01.2013 tarihinden 30.11.2013 tarihine kadar Kuruma bildirilen süreler dışında 1 gün daha 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında sigorta primine esas kazanç alt sınırı üzerinden hizmet akdine dayalı çalışması bulunduğunun tespitine,

5-Davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.12.2013 tarihinden 31.12.2013 tarihine kadar 30 gün süreyle sosyal güvenlik destek primine tabi olmak üzere 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında sigorta primine esas kazanç alt sınırı üzerinden hizmet akdine dayalı çalışması bulunduğunun tespitine,

6-Davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.01.2014 tarihinden 23.07.2014 tarihine kadar Kuruma bildirilen süreler dışında 145 gün daha sosyal güvenlik destek primine tabi olmak üzere 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında sigorta primine esas kazanç alt sınırı üzerinden hizmet akdine dayalı çalışması bulunduğunun tespitine,

7-Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı şirket vekili; kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili; kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işyeri nezdinde 19.04.2004-19.07.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7637, K. 2025/16696, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7637
Karar No
2025/16696
Tarih
4 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/7651 K.2025/17583
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/7655 K.2025/16860
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/7658 K.2025/16562
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/7664 K.2025/16369
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7836 K.2025/10311
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/7841 K.2025/17209

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.