KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/7678 E., 2025/13022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1412 E., 2025/395 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 13. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/140 E., 2022/552 K.
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 25.09.2013 - 13.07.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, davacının müvekkili şirkette böyle bir çalışmasının olmadığını, davacının çok kısa süre çalışmasının olduğunu, çalıştığı günlerin Kuruma bildirildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Karum vekili, davacının ... sicil no.lu ... Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden 23.10.2014-09.03..20 15... .06.2015-06.07.2015 tarihleri arasında sigortalı olarak gösterildiği, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davaların tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini, iş bu davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait ... sicil numaralı işyerinde Kuruma bildirilmeyen 14.02.2014-21.10.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Mahkemece yalnızca bordro tanıkları ... ile ...'in beyanlarının dikkate alındığını, her ne kadar bordro tanığı ...'ın beyanında; davacının kendisinden sonra çalışmaya başladığını söylese de kendisinin de sigortasının geç başlatıldığını belirttiğini, bu nedenle adı geçen tanığın çalışma süresi üzerinden değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın kabul edilen kısmının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde kanıtlanamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur.
Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu dosyada; davacı 25.09.2013 - 13.07.2015 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığının tespitini talep etmiştir. Davacının hizmet cetvelinde 23.10.2014-09.03.2015, 17.06.2015-06.07.2015 dönemlerinde davalı iş yerinden sigorta bildirimi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Bu itibarla Mahkemece davacının da beyanı alınmak suretiyle davacının iş yerinde hangi işlerde, kimlerle beraber çalıştığı, işe nasıl girdiği, ücretini nasıl aldığı araştırılmalı, bu şekilde davacının çalışma şekli somutlaştırılmalıdır.
Diğer yandan dosyada dinlenen bordro tanıkları iş yerinde peyzaj işlerinin de yapıldığını belirtmiş olduklarından davacının peyzaj işlerinde çalışıp çalışmadığı irdelenmeli, peyzaj işlerinin yapıldığı yerlerden tespit edilecek tanıklar dinlenilmelidir.
Ayrıca davacının beyanın da belirteceği kişiler ile bordro tanıklarının çalışma ile ilgili bilgi ve görgülerine başvurulmalı, başka komşu iş yeri tanıkları tespit edilerek davacının çalışması ile ilgili beyanları alınmalı, dosyada dinlenen tanıklara ait çalışma kayıtları celp edilerek beyanlar denetlenmeli, tanık beyanları arasında çelişki olması halinde bu çelişkiler giderilmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7678, K. 2025/13022, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama