KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/8103 E., 2025/17051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/189 E., 2023/58 K.
Karar Metni
1.123 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin ve yapılan masrafın 5510 sayılı Kanun'un 21. madde hükmü uyarınca rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... İnş. Taah. Mad. San. Nak. ve Tic. Ltd. Şti.-... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... İnş. Taah. Mad. San. Nak. ve Tic. Ltd. Şti.-... adi ortaklığı ...
Edebiyat Fakültesi bina inşaatını aldığını, ...'ın ise bu şirketin müdürü olduğunu, söz konusu inşaat devam ederken olayın meydana geldiğini, almış oldugu ihale ile inşaata devam ederken Üniversitenin atık su kanalı yapımı işi de ilk ihalenin %10 artırımına dahil edilerek müvekkil firmaya teklif edildiğini ve işin yapımına başlandığını, ancak daha önceden mevcut yapılmış olan atık su kanalının duvarı çatlayınca bunu üniversite yönetimine bildirildiğini, çatlak duvarı tutup yolun kapatılacağının söylendiğini,
olayın olduğu gün saat 10.00 civarı mevcut eskovatör ile duvarın tutulduğunu hatta bir başka eskovatör de Akçaabat'taki şantiyeden istendiğini ve bunlarla duvarın tutulduğunu, daha sonra Üniversite Yönetimi ile yeniden görüşülerek yolun trafiğe kapatılmasını istediklerini, onlar da yol trafiğinin saat 11.00 itibariyle kapatacaklarını ve yıkım yaptıracaklarını söylediğini, duvarın üzerinde 2,5-3 m yüksekliğindeki tel çit mevcut olduğunu, duvarın yıkılması için iş bu çitin alınması için taşeron ... aranarak kendisinden bir demir ustası istendiğini, daha sonra şirket yetkilisi olan ...'ın,
Üniversite saat 11.00 itibariyle yolu kapatacağını söylediğinden olay yerinden ayrıldığını, bunun akabinde taşeron, ölen ...'i demir ustası olarak gönderdiğini, demir ustası tüm güvenlik tedbirlerini alarak işe başladığını ancak şahsın ayağının kayması sonucu duvardan düşerek vefat ettiğini, tüm güvenlik önlemlerinin alınmasına rağmen olayın gerçekleştiğini, kendilerinin bu olay sebebiyle herhangi bir tedbirsiz ve dikkatsiz bir davranışı olmadığını, müteveffanın ölümü üzerine Trabzon 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/969 Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, iş bu davanın 31.03.2016 tarihinde kesinleştiğini,
işbu dosyadan da görüleceği üzere ihale kapsamı dışında davalı ... tarafından bu işin yapımının müvekkillere verildiği, işin yapımı esnasında gerek davalı ... tarafından gerekse diğer davalı ... gerekse de ölen ... tarafından gerekli önlemler alınmadığı ve dikkatsiz davrandığı için bu olayın gerçekleştiğini, ceza dosyasındaki beyanlardan davalı ... olayın tamamen kendi sorumluluğunda oldugunu beyan ettiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Edebiyat Fakültesi inşaatı yapım işi için ihale sonucu ... İnş. Taah. Mad. San. Nak. ve Tic. Ltd.
Şti.-... ortak girişimi ile 25.04.2014 tarihli sözleşme yapıldığını, işin tamamının bu yükleniciye verildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 9. maddesi uyarınca all risk sigorta poliçesi yapılması öngörüldüğünü ve ihale konusu iş için de yapıldığını, yine aynı şartnamenin 37. maddesinde çalışanların kazaya uğramaları düzenlenmiş olup '‘olabilecek kazalarda, yüklenicinin işçi ve personelinden kazaya uğrayanların tedavilerine ilişkin giderlerle kendilerine ödenecek tazminat yükleniciye aittir.
Ayrıca işçi ve personelden iş başında veya iş yüzünden ölenlerin defin giderleri ile ailelerine ödenecek tazminat da yükleniciye aittir.” hükmü uyarınca müvekkil üniversitenin dava konusu giderleri tazmin yükümlülüğü bulunmadığını, diğer davalılardan ... ile ... hakkında Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/969 E.-2016/344 K. sayılı kararıyla işveren vekili ve onun taşeronu olarak taksirle ölüme sebep olmak suçundan cezalandırılmalarına karar verildiğini, üniversite tarafından yüklenici ortak girişim 30.12.2014, 03.04.20 14... .04.2015 tarihli yazılarla iş sağlığı ve güvenliği konusunda uyarıldığını,
yapılan denetimlerde tespit edilen eksikliklerle ilgili olarak Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğine uygun şekilde gerekli tüm önlemlerin ivedilikle alınması hususunda bilgilendirildiğini, üniversite bu konudaki yükümlülüğünü yapı denetim görevlisinin çalışmalarıyla ve ayrıca yazılı uyarılarıyla yerine getirdiğini, kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli kararı ile davanın ıslah doğrultusunda kabulüne, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı Kurum, davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı, davacı Kurum ve davalılar ... ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davaya konu kazayla ilgili maddi olgu doğru belirlenerek, olayın niteliği, davalıların ve dava dışı tarafların olay anındaki sıfatları ve olaya etkileri araştırılarak, bilhassa Mahkemece dosyada mevcut hangi kusur raporunun hükme esas alındığının belirtilmediği,
ayrıca davaya konu iş kazasının, inşaatın ön kısmında bulunan bir duvarın, kanalizasyon çalışması sırasında çatlaması üzerine yapılan çalışma esnasında, yani yüklenicinin yüklendiği işin yapımı sırasında meydana geldiği, hasara uğrayan duvarın düzeltilmesi esnasında gerçekleşen kazada, eser sahibi olan üniversitenin ne şekilde sorumluluğunun bulunduğunun açıklanmadığı,
yüklenicinin bir eser meydanı getirirken, kendisinin sebep olduğu zararları tazmin yükümlülüğü bulunması karşısında, eser sahibinin varsa ancak 3. kişi olarak sorumluluğunun bulunabileceği gözetilerek tarafların kusur oranlarının ayrıntılı olarak değerlendirilebilmesi amacıyla, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınmadan ve mevcut çelişkiler giderilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.
Kabule göre de, hesap raporunda 3. kişi yönünden de değerlendirme yapılmaması isabetsizdir, gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden açılan davanın reddine, ... için Kurumca bağlanan ilk PSD'nin rücu edilebilir kısmı olan 77.189,63 TL'nin onay tarihi 28.12.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... hariç diğer davalılar ..., ..., ... ve ... İnş.
Taah....Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... için Kurumca bağlanan ilk PSD'nin rücu edilebilir kısmı olan 23.567,77 TL'nin onay tarihi 28/12/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... hariç diğer davalılar ..., ..., ... ve ... İnş.
Taah....Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigortalı için Kurumca yapılan hastane masrafı rücu edilebilir kısmı 3.973,93 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... hariç diğer davalılar ..., ..., ... ve ... İnş. Taah....Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili; Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporuna katılmadıklarını, davalı işverenlerin %100 kusurlu bulunduğunu, işin yürütüm ve gözetiminin ... tarafından yapılması nedeniyle kusur izafe edilmemesini kabul etmediklerini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili; kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hesap raporunun hatalı olduğunu beyanla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, temyiz edenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8103, K. 2025/17051, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama