KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/8305 E., 2025/15354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/331 E., 2025/82 K.
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; 2001 - 2012 yılları arasında dava dışı ... iş yerinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespitinin reddine dair kurum işlemi iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait Kurum kayıtlarının incelendiğini, davacının bir dönem 2 (Sosyal Güvenlik Destek Primine Tabi Çalışanlar) belge kodu, bir kısım dönem 23 (Harp malulleri ile 37 13... sayılı Kanun'lara göre vazife malullüğü aylığı alanlardan kısa vadeli sigorta kollarına tabi olanlar) belge kodu ile prim bildirildiği, bir dönemden sonra ise 24 (harp malulleri ile 37 13... sayılı Kanun'lara göre vazife malullüğü aylığı alanlardan kısa ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olanlar) belge kodu ile bildirildiğinin anlaşıldığını, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, davacının talep ettiği dönemler itibari ile 5 yıllık hak düşürücü süreler geçtiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, ilgili tarafından talepte bulunulması halinde talep tarihini takip eden aybaşından itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının da uygulanacağı ancak dosya kapsamına göre dava konusu edilen tarihler öncesinde davacının herhangi bir yazılı talebinin bulunmaması sebebiyle, çalışmalarının uzun vadeli sigorta koluna tabi olarak bildirilmemiş olmasının hukuka uygun olduğu değerlendirildiği gerekçesi ile davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin18.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli kararının süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ".1.Eldeki davada, davacının istemi; davalı iş yerinde 2001-2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının tüm sigorta kollarına tabii tutulması gerektiğinin tespitine, buna göre prim belgelerinde gerekli düzeltmelerin yapılmasına yöneliktir.
Bu kapsamda, davacının işe giriş tarihi itibarıyle 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından yararlandırılmasına ilişkin yazılı talebi bulunmasa da işe giriş tarihinden itibaren tüm sigorta kollarına tabi olarak primlerinin kesilmiş olmasının yazılı irade talebi yerine geçtiği kabul edilerek; davacının iş bu tarihler arasındaki çalışmalarının 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi uyarınca tüm sigorta kollarına tabii tutulması gerektiği hususu irdelenerek karar verilmesi gerekirken, redde dair hüküm tesisi yerinde görülmemiştir. . ..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile
17.07.2001-13.06.2012 tarihleri arasında ... sicil sayılı ... Müdürlüğü bünyesinde iptal edilen hizmetleri dışlanmak suretiyle 5510 Sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında uzun vadeli sigorta kolları kapsamında çalıştığının tespitine," dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kararın kaldırılmasını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işlemi iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370. ve 371. maddeleri.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8305, K. 2025/15354, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama