KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/8879 E., 2025/15365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/213 E., 2025/43 K.
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından müvekkili bankaya gönderilen davalı idare yazısı ile 31.12.2014 tarihli İş Teftiş Kurulu Başkanlığı raporuna istinaden ilgili raporda ismi geçen .... .... .... ve ... isimli personellerin fazla sürelerle çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile hizmet bildirimlerinin eksik yapıldığının tespit edildiğini, yazı ile talep edilen hususların usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemiz kararında; dava konusu borcun hangi sigortalıların fazla çalışma süresinden kaynaklandığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bunun yanında, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği sigortalılar ile dosya içerisinde belgeleri bulunan sigortalıların isimleri farklı olup, borç konusuna dair çelişkinin giderilmesi için, taraflardan dava konusu borca ilişkin Kurum yazısı ve ekleri ile dava konusu borcun dayanağı olan 31.12.2014 tarihli teftiş raporunun tamamı istenmeli, daha sonra gelen cevaba göre ismi bulunan sigortalılara ait sözleşmeler ve muvafakatnameleri içeren işyeri sicil dosyaları getirtilip, tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip,
deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemece davacının davanın kabulüne, ...sayılı komisyon kararının iptaline, davacı tarafça 15.11.2017 tarih ve ... fiş numaralı dekont ile Kuruma ödenen 2.804,53 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacı tarafa iadesine, karar verilmiş olup, 15.04.2025 tarihinde; "karar başlığının "Davalılar" kısmında karara eklenen 2,3,4,5 ve 6 no ile yazılan şahısların sıfatlarının "Dahili davalılar" olarak düzeltilmesine,
2-Hüküm kısmının harç ile ilgili olan 2.bendinin hükümden çıkartılmasına,
3-Hüküm kısmının vekalet ücreti ile ilgili 4.bendinin "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücreti tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde,
4-Hüküm kısmının yargılama gideri ile ilgili 5.bendinin "...toplamda 3.954,40 TL yargılama giderinin davalı ... Kurumundan alınarak davacıya verilmesine, (Davalı SGK'nın 31,40 TL harç kısmından muaf tutularak)" şeklinde tavzihine," karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurumca herhangi bir beyan veya itirazda bulunulmamış olduğu halde 06.02.2025 tarihli duruşmada, henüz beyanda bulunma süresi sona ermemişken, Mahkemece dosya apar topar karara çıkarıldığını, dolayısıyla burada bilirkişi raporunda beyanda bulunma imkanı ve dolayısıyla adil yargılanma hakkının açıkça ihlal edildiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8879, K. 2025/15365, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama