KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/9400 E., 2025/15399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/452 E., 2025/97 K.
Karar Metni
775 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Sulama Birliğinde 23.09.2016 - 26.10.2017 tarihleri arasında birlik başkanlığı görevini yürüttüğünü, ... Sulama Birliğinin 10.12.2013 - 10.09.20 16... .09.2016 - 23.09.2016 dönemlerinde başkanlığını dava dışı ...’nin yaptığını, 2017 yılında Birliğin tasfiyesine başlandığını, müvekkiline kendi başkanlık dönemi dışında prim borçlarına ilişkin ödeme emirleri gönderildiğini, ödeme emirlerine konu borçların 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde talep edilmediğini belirtip, Birliğin tasfiye süreci sonuçlanmadan müvekkiline gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Ödeme emirleri 2015/9. ayı ila 2017/12. ayları arasını kapsamakta olup davacı 23.09.2016 tarihinde yapılan birlik başkanlığı seçimi ile Sulama Birliği Başkanı seçilmiş ve başkanlığı Birliğin 23.11.2017 tarihinde bakanlık onayı ile feshedilmesine kadar sürmüştür.
Yargılama sırasında Kurum tarafından bu ödeme emirlerinin yapılandırma / kısmi ödeme nedeniyle iptal edildiği ve yeniden davacı aleyhine ödeme emirleri düzenlenip tebliğ edildiği gerekçesiyle Mahkemece davanın konusuz kalmasından dolayı karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de borcun tamamen ortadan kalkıp kalkmadığı, davanın ne şekilde konusuz kaldığı Mahkemece Kurumdan sorulup araştırmaksızın hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 20.10.2021 tarihli ... sayılı ödeme emirlerinin gelen Kurum yazı cevabı ve bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar doğrultusunda Kurum tarafından iptal edildiği ve borcun tamamının 24.02.2022 tarih ve ... sayılı ödeme emrine geçirildiği, bu bakımdan eldeki davada hakkında karar verilebilecek bir ödeme emri bulunmadığı, içeriği borcun tamamının bahsi geçen takip dosyasına geçirildiği anlaşılmakla bu şekilde dava konusuz kalmış olup konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Bozmadan sonra alınan ek raporda 2015 yılının tamamı ve 2016 8. ayına kadar olan dönem için borcun yeni ödeme emrine konu takibe geçirilmediği tespit edilmiş olup bu tutarlar yeni ödeme emrine geçirilmese de bunlara ilişkin eski ödeme emrinin de kül halinde tamamen Kurum tarafından iptal edildiği açık olup davanın konusuz kalması durumunu değiştirmediği, sonuç olarak davacının Yargıtay kararları ışığında idari para cezalarından sorumlu olmayacağı, diğer işsizlik ve sigorta primlerinden sorumlu olacağı anlaşılmakla davacının dava açılmasında kısmen haklı olduğu,
konusuz kalan davada HMK 321.md hükmü kapsamında tarafların haklılık durumuna göre bilirkişi raporunda hesaplanan (tüm tutar 787.443,95-TL, davacının sorumlu olacağı belirlenen tutar: 409.708,02-TL) tutar ve dava değeri oranlanarak yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği açıktır. Her iki taraf da yargı yoluna başvurmuş olduğundan kazanılmış haklar doğmamış olup hükmü karar tarihine göre yeniden düzenlenmesi gerektiği görülmüştür.
Bozma ilamında belirtilen hususlar, Kurum yazı cevabı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Derece Mahkemesinin birliğin borca batık olması nedeniyle prim borçlarının ödenememesinin haklı nedene dayandığını gözetmeksizin davalı Kurumun da haklı olduğundan bahisle davalı Kurum lehine yargılama giderleri ile Mahkeme vekalet ücretine hükmetmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesnde özetle; dosyanın re’sen incelenmesi sonucunda ortaya çıkacak nedenler dikkate alınarak temyiz talebimizin kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9400, K. 2025/15399, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama