KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2007/5252 E., 2010/2629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma
- Hüküm
- 765 Sayılı TCK.nun 343/2 ve 81/1 mad.ce 6 ay 18 gün H.C.
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 08.02.2008 günü yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanığın yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine; ancak;
Sanığın, hırsızlık suçundan yakalanıp hakkında yapılan adli soruşturma sırasında beyan ettiği "..." kimlik bilgilerine sahip gerçek bir şahsın mevcut olup olmadığı araştırılıp, böyle bir şahsın mevcut olması halinde eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 268/1. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 267. maddesi kapsamında düzenlenen suçu oluşturacağı, sanığın bildirdiği kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan bir kişiye ait olduğunun anlaşılması durumunda ise anılan Yasanın 206/1. maddesi kapsamında "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı gözetilip, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca,
suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlara uygulanamayacağı da gözetilerek olaya ilişkin diğer tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar kararın gerekçe bölümünde denetime olanak verecek şekilde somut olarak gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi yerine, uygulamalı karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/5252, K. 2010/2629, 10 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama