KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/15823 E., 2010/5636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık-Karşılıksız Çek Keşide Etmek
- Hüküm
- ...: Dolandırıcılık suçundan ; Beraat,
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
I nolu çek ile ilgili olarak; 4814 Sayılı Kanun ile değişik 3167 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi uyarınca 26.000 YTL. Adli Para Cezası,
L nolu çek ile ilgili olarak; 4814 Sayılı Kanun ile değişik 3167 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi uyarınca 450 YTL. Adli Para Cezası,
L nolu çek ile ilgili olarak; 4814 Sayılı Kanun ile değişik 3167 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi uyarınca 5.500 YTL. Adli Para Cezası,
L nolu çek ile ilgili olarak; 4814 Sayılı Kanun ile değişik 3167 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi uyarınca 2.500 YTL. Adli Para Cezası,
L nolu çek ile ilgili olarak; 4814 Sayılı Kanun ile değişik 3167 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi uyarınca 16.480 YTL. Adli Para Cezası,
L nolu çek ile ilgili olarak; 4814 Sayılı Kanun ile değişik 3167 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi uyarınca 7.400 YTL. Adli Para Cezası,
nolu çek ile ilgili olarak; 4814 Sayılı Kanun ile değişik 3167 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi uyarınca 15.500 YTL. Adli Para Cezası,
nolu çek ile ilgili olarak; 4814 Sayılı Kanun ile değişik 3167 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi uyarınca 5.750 YTL. Adli Para Cezası,
nolu çek ile ilgili olarak; 4814 Sayılı Kanun ile değişik 3167 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi uyarınca 5.000 YTL. Adli Para Cezası,
nolu çek ile ilgili olarak; 4814 Sayılı Kanun ile değişik 3167 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi uyarınca 5.750 YTL. Adli Para Cezası,
4814 Sayılı Kanun ile değişik 3167 Sayılı Kanunun
16/3 maddesi uyarınca 5 yıl süre ile çek hesabı açmaktan yasaklama,
1- Sanığın, mağdurlardan mal alıp karşılığında bankanın maddi varlıklarından olan çekleri vererek "dolandırıcılık" suçunu işlediğinin iddia olunması karşısında; suçun sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3.maddesinde (5237 sayılı TCK.nun 158/1-f) tanımlanan "bankayı Vasıta olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin tayin ve takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yerine yargılamaya devamla delil taktirine girilerek yazılı şekilde beraat hükmü kurulması yasaya aykırı ise de;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 24.02.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Sanık Müdafiinin karşılıksız çek keşide etmek suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince:
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/15823, K. 2010/5636, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama