KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2008/2262 E., 2011/1244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi Belgede Sahtecilik,Dolandırıcılık
- Hüküm
- Sahtecilik suçu bakımından: 765 sayılı TCY.nın 342/1, 59/2. maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis cezası
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçu bakımından: 765 sayılı TCY.nın 503/1, 522, 59/2. 75/2 ve 72. maddeleri ile 647 sayılı Yasanın 4. maddesi gereği 1.402 YTL adli para cezası, Sonuç olarak; 1 yıl 8 ay hapis ve 1.402 YTL adli para cezası, ancak; CMUK.nın 326/son maddesi gözetilerek, adli para cezasının 337 YTL na düşürülmesi
I-Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında bozma üzerine toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK. hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın ve müdafiinin sübutun bulunmadığına,eksik soruşturma yapıldığına,suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasa uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında;sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu;
olay tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçları işlendiği Mayıs 2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/2262, K. 2011/1244, 23 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama