KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/7834 E., 2010/555 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2010
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 503/ilk, 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 178.933.333 Türk lirası ağır para cezaları ile cezalandırılmasına, Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/1994 tarihli ve 152-1135 sayılı erteli kararının aynı Kanun'un 95. maddesi gereğince aynen infazına dair Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2000 tarihli ve 1999/338 esas, 2000/595 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine,
Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/1994 tarihli ve 152-1135 sayılı erteli kararının aynı Kanun'un 95. maddesi gereğince aynen infazı cümlesinin karardan çıkartılmasına, hükümlü hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin, aynı Mahkemenin 23/01/2006 tarihli ve 1999/338 esas, 2000/595 sayılı ek kararının sanık tarafından temyizi üzerine,
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25/09/2006 tarihli ve 2006/4995-7452 sayılı kararıyla bozulmasını müteakip yargılama sonucunda dava zamanaşımının dolmuş olduğundan bahisle, 765 sayılı Kanun'un 102/4, 104/2. maddeleri gereğince kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair, aynı Mahkemenin 27/12/2006 tarihli ve 2006/897-1316 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un "Lehe hükümlerin uygulanmasında usul" kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan. "Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında;
sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesine isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17.03.2009 gün ve 2009/2963/16041 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C.
Başsavcılığının 15.04.2009 gün ve KYB.200979218 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 25.12.2007 gün ve 272/279 sayılı kararında açıklandığı üzere.
5252 sayılı Yasanın 9/4. maddesine göre kesin hükümde değişiklik yargılamasında dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanamayacağından, yerel mahkemece, uyarlama yargılamasında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı ve kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2006 gün ve 2006/897 esas, 2006/1316 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/7834, K. 2010/555, 5 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama