KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/11209 E., 2012/21516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi Belgede Sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Sanığın yokluğunda verilen hükmün doğrudan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğinin usule aykırı olması nedeniyle müdafiinin 27.06.2008 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
1- Sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında, müşteki ile ticari ilişkisinin bulunduğunu ve sattığı ekmek karşılığında suça konu 2 senedi müştekiden alıp Tekin Gıda isimli firmaya ciro ettiğini, ancak senetler üzerinde müştekinin kaşesinin bulunup imzasının olmaması nedeniyle senetlerin iade edildiğini, bunun üzerine müştekiyi telefonla aradığını ve müştekinin kendi yerine imza atabileceğini söylemesi üzerine senetleri imzaladığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında,
suç kastının belirlenebilmesi açısından senetlerin ciro edildiği Tekin Gıda isimli firma yetkilisinin tanık sıfatı ile beyanı alınarak suça konu senetler ciro edildiğinde üzerlerinde imza bulunup bulunmadığı hususunun sorulması, yine sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin hakime ait olduğu cihetle, suça konu senetlerin getirtilerek duruşmada incelenip özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşıldığından, suça konu iki adet senedin sanık tarafından aynı anda ciro edilip Tekin Gıda isimli firmaya verilip verilmediğinin araştırılarak, aynı anda verildiğinin tespiti halinde TCK.nun 43. maddesindeki teselsül koşullarının oluşmayacağı gözetilmeden sanığın birden fazla sahte senet düzenlediğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Hükme esas alınan 30.04.2007 tarihli bilirkişi raporunun onaysız fotokopi olduğunun anlaşılması karşısında; bu raporun aslı ya da onaylı suretinin getirtilip dosya içerisine konulmadan onaysız evraka dayanılarak yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- 5327 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c)
bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağının gözetilmemesi,
5- Suça konu senetler hakkında bir karar verilmemesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/11209, K. 2012/21516, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama