KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/1184 E., 2011/1701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik suç vasfında vaki değişiklik nedeniyle özel belgede sahtecilik fiili kül halinde nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- 1-Tüm sanıklar ayrı ayrı ;765 s. TCK'nın 504/1,522 maddeleri gereğince 2 yıl 3 ay hapis ve 57375 YTL adli para cezası,
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Hükmolunan cezaların süresine ve nev'ine göre koşulları oluşmadığından sanık ... müdafiinin süresinde sonra yaptığı, incelemenin duruşmalı olarak yapılması isteminin, 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
I-)Bu dava ile birleştirilmesine karar verilen Üsküdar 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/205 Esas sayılı dava dosyasının mağduru olan ...vekilinin, 17.05.2004 tarihli dilekçe ile sanıklar ... ve ... yönünden katılma talebinde bulunduğu ve aynı tarihte adı geçen sanıklar yönünden müdahillik kararı verildiği, katılan ...nin diğer sanıklar ... ve ... yönünden katılan sıfatı bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... vekilinin sanıklar ... ve ...'e yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-)Katılan ... vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyizine gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-)Bu dava ile birleştirilen Üsküdar 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/205 Esas sayılı dava dosyasının müdahili olan ve kendisini vekille temsil ettiren Akbank lehine, sanıklar ... ve ... hakkında maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
2-)Kararın gerekçesine ve dosya kapsamına göre hüküm fıkrasının 2-e bendinin, sanıklar ... ve ...'nin katılan ...
Bağlarbaşı şubesine yönelik eylemleri ile ilgili olduğunun anlaşılmasına rağmen, kararda mağdurun İşbankası Üsküdar şubesi olarak gösterilmesi yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak düzeltilmesi olanaklı olduğundan, hüküm fıkrasının 2-e bendindeki “İş Bankası Üsküdar şubesinden” ibaresi ile “ Bu dava ile birleştirilen Üsküdar 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/205 Esas davasının katılanı olan ve kendisini vekille temsil ettiren ...lehine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hükmolunan 2200 TL maktu vekalet ücretinin sanıklar ... ve ...'den alınarak katılan bankaya verilmesi” ibaresinin karara eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Katılan ... bankasına yönelik dolandırıcılık eylemleriyle ilgili olarak,
III-)Sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin temyizleri üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
Oluşa uygun kabule göre, sanık ...'nin organizatörlüğünde bankalardan taşıt kredisi almaya karar veren ve bu amaçla hazırladıkları sahte özel belgelerle İşbankası Üsküdar şubesine başvuruda bulunarak, 22.10.2003 tarihi ile 21.11.2003 tarihi arasında, birbirlerine kefil olmak suretiyle dört kez taşıt kredisi alan sanıkların eylemlerinin, zincirleme dolandırıcılık suçunu oluşturacağı ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK.nun 504/1 ve 80. maddelerinin, suç kastının yoğunluğu, elde edilen haksız menfaat miktarı ve gerçekleştirilen eylem sayısına göre teşdiden uygulanması gerektiği gözetilmeden, aynı kanunun 71.maddesi gereğince ayrı ayrı uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/1184, K. 2011/1701, 28 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama