KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/16205 E., 2012/8962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
- Hüküm
- Beraat (tüm sanıklar hakkında ayrı ayrı
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Gümrük müşaviri olan sanık ...’nun ... Kumaş firmasının Güney Kore’den ithal ettiği mallarla ilgili gümrük giriş beyannamelerini düzenleyerek yüklenen sahtecilik suçuna iştirak ettiğinin iddia olunmasına, suça konu en son beyanname tarihi olan 05.12.2000 tarihi itibariyle 5548 sayılı Gümrük Kanunu’nun geçici 6. madde 6 fıkra hükmüne göre, “Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları,
görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanununun Devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılır.” hükmü gereğince eyleminin 765 sayılı TCK.nun 339. maddesi kapsamında bulunması karşısında tebliğnamedeki zamanaşımı yönünden düşme görüşüne iştirak edilmeyip anılan sanığın aşamalarda ithalatçı firma yetkililerinin ibraz ettiği fatura ve belgelere göre gümrük işlemlerini yerine getirdiğini savunması, savunmanın dosya arasında bulunan bilirkişi raporları ile de teyid edilmesi karşısında;
memur olan gümrük müşaviri sanık yanıltılarak evrak düzenleten firma yetkilisi sanıkların eylemlerinin de aynı yasanın 342/1.maddesi kapsamında resmi belgede sahtecilik suçu kapsamında bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
I-Katılan vekilinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde: Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçunun olay tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen cezanın miktarına göre tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen davazamanaşımının,
kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 11.11.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/16205, K. 2012/8962, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama