İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/16665 K.2011/761

Sahte oluşturulan özel belgeyi bilerek kullanmak suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/2, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/03/2009 tarihli ve 2008/276 esas,…

Esas2010/16665Karar2011/761Tarih11 Şubat 2011Okuma4 dk · 729 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2010/16665 E., 2011/761 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Şubat 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

729 kelime·4 dk okuma

Sahte oluşturulan özel belgeyi bilerek kullanmak suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/2, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/03/2009 tarihli ve 2008/276 esas, 2009/114 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre,

Sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması için kamu davası açılmasına rağmen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak,

hakkında açılmış dava bulunmayan sahte oluşturulan özel belgeyi bilerek kullanmak suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 09.11.2010 gün ve 2010/13059/68191 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C.

Başsavcılığının 30.11.2010 gün ve KYB.2010/289603 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:

5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın kanun yararına incelenmesi olanaksızdır.

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 karar sayılı içtihadında da açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlığı altındaki 40. maddesinin (03.10.2001 tarihli 4709 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen) ikinci fıkrası: “Devlet işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” biçimindedir. Bu hükümle bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması amaçlanmış, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerinin belirtilmesi, hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline getirilmiştir.

Bu hükme koşut olarak 5271 sayılı CMK’nın 34. maddesinin 2. fıkrasında, “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir” biçimindeki düzenleme yer almış olup, aynı Kanun’un 232. maddesinin 6. fıkrasında ise, “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” hükümleri öngörülmüştür.

Aksine uygulamalar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil Yargılanma Hakkını” düzenleyen 6. maddesi ile bu hakkın kapsamına yeni bir yorum getiren Sözleşmeye Ek 7 Numaralı Protokolün 2. maddesine, 1982 Anayasası’nın 40/2. maddesine ve 5271 sayılı Yasanın 34/2, 231/2. ile 232/6. (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 268/4) maddelerine açıkça aykırılık oluşturacaktır.

5271 sayılı CMK’nın 260. maddesinde, kanun yollarına başvurmaya hakkı bulunanlar sayılmıştır. Aynı Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrasına göre, “Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, eski hale getirme isteminde bulunabilir”, ikinci fıkrasına göre de “Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır” hükmü yer almıştır. Bu düzenleme ile kanun yoluna başvurmaya hakkı olanların, kanun yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılgılarının başvuranın haklarını ortadan kaldırmasının, haksızlığa uğramasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Hüküm uyarınca, ilgililerin, kendi bilgisizliği veya dalgınlığından kaynaklanan hataları nedeniyle yasa yolu veya merciinde yanılgıya düşmeleri halinde başvuru hakları ortadan kalkmayacağı gibi, karar veya hükümde yasa yolunun veya merciin yanlış olarak gösterilmesi nedeniyle de başvuru haklarının ortadan kalkmayacağı tabidir.

Dosyanın incelenmesinde.

Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2009 gün ve 2008/276 esas 2009/114 sayılı kararının, sanığın ve bir kısım katılanlar vekillerinin yüzüne karşı tefhim olunması nedeniyle; yasa yoluna başvuru süresi tefhim tarihinden itibaren başlaması gerekirken, anılan sürenin kararın tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle yukarıda açıklanan hükümlere uyulmayarak, ilgililerin yasa yoluna başvuru konusunda yanıltıldığı gibi ayrıca kararın tebliğ de edilmediği,

karardan ıttıla suretiyle haberdar olan sanık adına müdafinin 27.07.2010 tarihli esasen temyiz istemi niteliğindeki dilekçe ile anılan karara itiraz ettiği, anılan mahkemenin 30.07.2010 (05.08.2010) gün ve 2008/276 esas, 2009/114 sayılı ek kararı ile dolandırıcılık suçu yönünden hükümlünün yüzüne karşı verilen karara süresi içinde temyiz talebinde bulunulmadan kesinleşmiş olduğu dikkate alınarak süresinden sonra yapılan temyiz talebinin reddine,

sahtecilik suçu yönünden ise açılmamış dava hakkında karar verildiğinin anlaşılması nedeniyle bu suç yönünden infazın durdurularak kanun yararına bozma yasa yoluna gidilmesi hususunda gereğinin takdiri için karar suretinin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği bu itibarla; anılan mahkemenin 19.03.2009 gün ve 2008/276 esas, 2009/114 sayılı kararının henüz kesinleşmediği ve sanık müdafinin 27.07.2010 tarihli dilekçesinin esasen temyiz niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2009 gün ve 2008/276 esas, 2009/114 kararı henüz kesinleşmediğinden, kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, temyiz incelemesi yapılmak üzere gereğinin mahallinde ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 11.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/16665, K. 2011/761, 11 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/16665
Karar No
2011/761
Tarih
11 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/16666 K.2011/3011
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/16667 K.2011/3471
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/16668 K.2011/3069
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/16669 K.2011/3050
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/16669 K.2011/513
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16669 K.2011/1097

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.