KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/4279 E., 2010/6109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi evrakta sahtecilik
- Hüküm
- ..., ..., ..., ..., ... ve : 765 sayılı TCK.nun 342/1, 59/2.maddeleri ile 647 sayılı Kanunun 6.maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ve erteleme
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma
... ve ...: Haklarındaki davanın 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri gereğince zamanaşımı dolması nedeniyle CMK.nun 223/8.maddesi gereğince düşürülmesi
1-)Sanık ...'nin vekaletname ile tayin ettiği müdafi'nin azledildiği ya da çekildiğine ilişkin dosyada her hangi bir bilgi belge bulunmaması nedeniyle gereği yokken Baro tarafından yeniden müdafii atanması hukuki değerden yoksun olduğundan, vekaletnameli müdafiiye, yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün Dairemizin 08.06.2009 gün ve 4067-7044 sayılı kararı üzerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde sanık ... ya da vekaletnameli müdafii tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle bu sanıkla ilgili hüküm inceleme dışında bırakılmıştır.
2-CMK.nun 150/3 maddesi gereğince sanıklar ...,,, ... ve ... müdafii olarak atandığının kabulü gereken Av. in yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak 29.04.2008 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 310.maddede öngörülen süreden sonra 12.05.2008 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiğinden, vaki temyizinin aynı yasanın 315.maddesi uyarınca reddine karar vermek gerektiğinin gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğunun, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafii Av.’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan 14.05.2008 gün, 2008/248 Değişik İş sayılı “temyiz isteminin reddine” ilişkin kararın anılan sanıklarla ilgili bölümünün ONANMASINA,
3-)Katılan idare temsilcisinin sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin hükme yönelik temyizine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen "görevi kötüye kullanmak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4. ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilerek mahkemece kamu davasının “ortadan kaldırılması” yerine 5271 Sayılı CMK.nun 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, ise de; yeniden yargılama yapılmasın gerektirmeyen bu hususun 5320 Sayılı Yasanın 8/2 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün olduğundan “CMK.nun 223/8 maddesi gereğince, sanıkların bu eylemleri nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılıp, yerine “765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4-)Sanıklar ..., ... ve müdafii n’ın temyizine gelince;
Sanıkların vekaletname ile tayin ettikleri müdafiiın azledildiği ya da çekildiğine ilişkin dosyada her hangi bir bilgi-belge bulunmadığından gereği yokken Baro tarafından yeniden müdafii olarak Av. atanmış ise de.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 Sayılı Kararında açıklandığı üzere, kendilerine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan sanıkların, 18.03.2008 tarihinde yokluklarında verilen kararın kendilerine yada vekaletnameli müdafiine tebliğ edilmemiş olması nedeniyle, sanıklar müdafii n 12.05.2008 tarihindeki temyizinin öğrenme tarihine göre süresinde yapıldığının kabulü gerektiğinden, adları yazılı sanıklar yönünden hukuken geçersiz ve yok hükmünde olan 14.05.2008 gün ve 2008/248 Değişik İş sayılı “temyiz isteminin reddine” ilişkin Ek Karar kaldırılarak yapılan incelemede ;
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/4279, K. 2010/6109, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama