KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/4907 E., 2010/10773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Alacağını tahsil amacıyla sahte resmi evrak tanzim etmek suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 347/1. maddesi gereğince 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2008 tarihli ve esas, sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;
1-Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun islendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.", 3. fıkrasında "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç;
infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." seklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde,
2-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu'nun 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme gözetilmeksizin, sanığa 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 347/1. maddesi gereğince hapis cezası verildikten sonra, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilerek,
karma uygulama yapılmak suretiyle hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 04.03.2010 gün ve 2010/2171/12841 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 23.03.2010 gün ve sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/4907, K. 2010/10773, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama