KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/7579 E., 2010/10633 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Hükümlü
- ..., ...
- Suç
- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
- Hüküm
- ...: TCK.nun 158/1-e, 62, 53/2, 52/3-4.ma.uyarınca 1 yıl 8 ay hp.ve 2000 YTL.apc.
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
...: TCK.nun 158/1-e, 35, 62, 53/2, 52/3-4.mad.uyarınca 5 ay hp.ve 500 YTL.apc.
Uyarlama yargılamasında kazanılmış hak söz konusu olmadığı cihetle tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre hükümlü müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği ve kesinleşen hükümde sanık ... yönünden sağlanan,
sanık ... yönünden ise sağlanmak istenen haksız menfaatin pek fahiş kabulü ile 765 sayılı Yasanın 522. maddesi uygulanarak cezalarının arttırıldığı yine ayrıca sanık ...’nın eyleminin eksik teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca cezasının indirildiği,
5237 sayılı TCK.nun 61 ve 35. maddeleri uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının temel cezanın ve teşebbüs nedeni ile yapılacak indirim oranın belirlenmesinde gözetilmesi buna göre sanık ... yönünden temel cezanın tayininde sanık ... yönünden ise teşebbüs hükümlerinin uygulanması sırasında yasada öngörülen alt ve üst sınırlar arasında makul bir oranda alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı yasada sağlanan haksız menfaat miktarının fahişliği nedeniyle artırım hükmü bulunmadığı ve teşebbüs nedeniyle daha lehe indirim oranları öngörüldüğünden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Yeni hükmün kesinleşmesi üzerine önceki kesinleşen kararın infaza esas alınacak hüküm bölümü ortadan kalkıp geçerliliği sona ereceği için, önceki kesinleşen hükümdeki yargılama giderlerinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama kararında da aynen gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı,
3-Sanıkların adli sicil kayıtlarının incelenmesinde sanık ...’nın sabıkasının bulunmadığı diğer sanık ...’nın kasıtlı suçlardan mahkûmiyetlerinin olduğu ancak gerek adli sicil kayıt bilgileri gerekse de getirtilen bir kısım ilam örneklerinden bu kayıtların suç tarihinden önce silinme koşullarının oluşup oluşmadıklarının denetlenemediği anlaşılmakla; adı geçen sanık yönünden adli sicil kaydındaki ilgili tüm ilam örnekleri getirtilip silinme koşullarının oluşup oluşmadığı da araştırılarak sonucuna göre hükümden sonra,
08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231 ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddeleri gereğince sanıklar hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/7579, K. 2010/10633, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama