İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Ceza Dairesi

YARGITAY · 11. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/9745 K.2012/22560

Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı'nca düzenlenen dosyada mevcut ekspertiz raporunda, suça konu sürücü belgesinin üzerinde basılı bulunan soğuk mühür izinin orijinal belgelerde basılı bulunan mühür izine göre farklılık gösterdiğinin, belgenin tümden sahte…

Esas2010/9745Karar2012/22560Tarih27 Aralık 2012Okuma5 dk · 983 kelime

KÜNYE

11. Ceza Dairesi 2010/9745 E., 2012/22560 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Aralık 2012
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Resmi belgede sahtecilik, yalan beyan
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

983 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı'nca düzenlenen dosyada mevcut ekspertiz raporunda, suça konu sürücü belgesinin üzerinde basılı bulunan soğuk mühür izinin orijinal belgelerde basılı bulunan mühür izine göre farklılık gösterdiğinin, belgenin tümden sahte olarak düzenlendiğinin, sahteliğin ilk bakışta kolaylıkla dikkat çekmeyeceğinden aldatma yeteneğinin bulunduğunun belirtilmesi,

sanığın suç tarihinde gerçekleştirdiği maddi hasarlı trafik kazası neticesinde kaza tespit tutanağı düzenleyen görevli polislere davaya konu sürücü belgesini ibraz etmesine rağmen görevlilerce sahteciliğin anlaşılamaması karşısında mahkemenin ekspertiz raporuyla olayın gelişimini göz önüne alarak belgenin aldatma kabiliyetine sahip olduğu hususundaki kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın, cezasından indirim yapılmadığına, hapis cezasının paraya çevrilmediğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

1- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,

2- Suça konu sahte sürücü belgesinin akıbeti hakkında karar verilmemesi,

Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin yerine “Sanığın 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendine yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihine,

1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmesi ve hükme “Adli emanetin 2007/49 sırasında kayıtlı sahte sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Tartışma konusu olay bir şahsın üzerinde kendisine ait olduğunu iddia ettiği gerçekte hayali bir kişiye ait kimlik belgesi bulunması ve şahsın bu belgenin kendisine ait olduğunu söyleyerek memurun tutanağının bu kimlik bilgilerine göre tutulmasını sağlaması halinde bunun resmi belgede sahtecilik suçu yanında ayrıca memura yalan beyanda bulunma suçunuda oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir. Bilindiği gibi 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesinde tanımlanan resmi belgede sahtecilik suçu belgenin düzenlenmesi ile oluşmaktadır. Yargıtay Yüksek 11. Ceza Dairesincede sahte kimlik belgesi düzenlemek ve kullanmak suçlarında aksi ispat edilemiyorsa suç tarihi kullanma tarihi olarak kabul edilmektedir.

Resmi belgenin ne zaman düzenlendiğinin tespit edilemediği durumlarda suç tarihini kullanma tarihine kadar taşıma düşüncesi kanaatimizcede yerindedir. Belgenin kullanımı sırasında belgedeki kimlik bilgilerinin kendisine ait olduğunun söylenmesi halin icabı gereği olduğundan bu sıradaki beyanı yalan beyan kapsamında olmayıp sahte resmi belgenin kullanımı mahiyetindedir.

Dolayısı ile bu gibi durumlarda resmi belgede sahtecilik suçunun tamamlanma anının belgenin kullanımı sırasındaki beyanıda kapsayacak şekilde taşınması gerekir. Çünkü bu tür eylemlerde hukuki ve fiili kesinti bu aşamada gerçekleşmektedir.

Nitekim Dairemizin bir kararında “5237 sayılı TCK’nun 206. maddesinde yaptırıma bağlanan memura yalan beyanda bulunmak suçunun oluşabilmesi için, sanığın resmi belgeyi düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yalan beyanda bulunması gerekli olup, 22.08.2006 günlü olay yakalama muhafaza ve savcı görüşme tutanağı, Emniyet Müdürlüğünün aynı tarihli aranan şahıslar büro amirliğine hitaben yazılan müzekkere ve dosyadaki belgelerden … yapılan üst araması sırasında H.A adına tanzim edilmiş,

sahte sürücü belgesi ve hüvviyet çıkması üzerine … üzerinde çıkan sahte kimlik belgesine uyan biçimde beyanda bulunmasında ayrıca memura yalan beyanda bulunmak suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek unsurları yönünden oluşmayan bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesi” bozma sebebi yapılarak bir yerde bu duruma dikkat çekilmiştir. (11. CD. 25.09.2007 tarih ve 6660/5847 E.K )

Yukarıdaki kararda da belirtildiği üzere sahte kimlik belgeleri düzenleyip veya düzenletip taşıyan kişilerin memurlarca yapılan bir soruşturmada veya yapılan yol araması sırasında kimlik bilgileri hakkındaki sorulara üzerlerinde taşıdıkları sahte olan kimlik belgesindeki kimlik bilgilerini söyleyerek tutanak tutturmaları eylemi resmi belgede sahtecilik suçunun devamı ve kullanımı niteliğinde olup 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesi kapsamında kalmaktadır ve yalan beyan suçunun unsurları oluşmamaktadır.

Bu gibi durumlarda sahtecilik ve yalan beyan suçlarının birlikte oluşup oluşmayacağının tartışılması sırasında 5237 sayılı Kanunun içtima kurallarını içeren 212. maddesinin metni ile gerekçesini birlikte değerlendirmekte zorunluluk bulunmaktadır.

5237 sayılı TCK'nun 212. maddesinin “sahte resmi ve özel belgenin bir başka suçun işlenilmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunacağı” şeklindeki düzenlemesi, 765 sayılı TCK'nun dönemindeki belgede sahtecilik ile dolandırıcılık suçu veya sahte belge ile zimmet suçunun birlikte işlenmesi gibi durumlarda sahtecilik suçları daha ağır olan dolandırıcılık, zimmet vs. suçların unsuru olarak kabul edilerek bu suçlar içerisinde eridiğinden bu düşüncenin önüne geçmek için yapılmıştır.

Nitekim 5237 sayılı Kanunun 212. maddesinin gerekçesinde açıkça sahtecilik suçları dolandırıcılık veya zimmet gibi suçlarla birlikte işlendiğinde sanığa hem sahtecilikten hem de buna bağlı işlenen diğer suçtan dolayı ceza verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yoksa sahte kimlik belgesi düzenlenmesi ve kullanılması suçuna bağlı olarak buna uyan bir şekilde yine bir sahtecilik suçu olan memura yalan beyanda bulunma suçu nedeniyle kişiye ayrı bir ceza verilmesi amaçlanmamıştır.

Bu husus az önce belirtilen gerekçedende anlaşılmaktadır.

Yalan beyan suçu ancak kişinin üzerinde hiçbir kimlik belgesinin olmaması nedeniyle yalan beyanla kimlik bilgileri hakkında tutanak tutulmasının sağlanması halinde gündeme gelecektir. Yani sahte kimlik taşıyanlar kimliğin kullanımı sırasında buna uygun beyanda bulunursa bu eylem sahte belgeyi kullanma olup yalan beyan suçu unsurları itibari ile oluşmayacaktır.

Eğer resmi belgede sahtecilik suçunun belgenin düzenlenmesi ile tamamlandığı, suç tarihinin belgenin yakalandığı veya kullanıldığı tarihe kadar taşınmasının yalan beyanla tutanak tutturma anını kapsamayacağı bu nedenle yalan beyan suçunun da oluştuğu iddia edilirse bu takdirdede sözkonusu beyanla yeni sahte bir belge oluşturulduğundan aynı suçu işleme kararı ile birden fazla eylemin işlenmesi sözkonusu olacağından yalan beyan suçu yine oluşmayıp aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında yeni bir sahte belge oluşmasına sebebiyet verdiği için sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinin uygulanması düşünülmelidir.

Bu nedenlerle sahte kimlik belgesi ile yakalanıp buna bağlı olarak bu kimlikteki kişinin kendisi olduğu yönünde memura beyanda bulunan kişi hakkında ayrıca 5237 sayılı TCK'nun 206. maddesi gereğince ceza verilemeyeceği kanaatiyle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/9745, K. 2012/22560, 27 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/9745
Karar No
2012/22560
Tarih
27 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/9759 K.2012/22553
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/9761 K.2012/22561
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/9765 K.2012/22556
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/9767 K.2012/22562
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/9768 K.2012/22565
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/9773 K.2012/22563

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.