KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/10685 E., 2013/6957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Özel belgede sahtecilik
- Hüküm
- TCK'nun 207/1, 62/1, 51/1-3-6-7. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,bu sürenin uzman kişi görevlendirmeden veya herhangi bir yükümlülük yüklenmeden geçirilmesine ilişkin.
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Yokluğunda verilen hükmün sanığa 23.03.2009 tarihli tebliğ işleminin, 'muhatabın konutta bulunamaması sebebiyle mahalle muhtarı imzasına teslim edilip haber kağıdının kapısına yapıştırıldığı' belirtilmek suretiyle yapıldığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesi ve muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin birinci fıkrasında.
"Muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir." hükmünü öngördüğü, bu itibarla.
Tüzüğün 28. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, şayet imzadan çekinmeleri halinde bu husus da belirtilerek; muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği tevsik edilmeden, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu gibi Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.04.2009 gün ve 214/98 sayılı kararında da açıklandığı üzere hüküm ve kararlarda yasa yolu bildiriminin;
yasa yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde açıkça anlaşılabilir ve her türlü yanıltıcı ifadeden uzak biçimde belirtilmesi zorunlu olup sanık hakkında kurulan hükümde yasa yoluna başvuru süresinin başlangıcının da gösterilmediği anlaşılmakla, sanık tarafından verilen 31.03.2009 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Gerekçeli kararda Cumhuriyet savcısının mütalaasına yer verilmemesi usule aykırı ise de 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 3. madde hükmü karşısında sonuca etkili görülmemiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan ve hakkındaki mahkumiyet hükmünün ertelenmesi yönünde olumlu kanaate ulaşılan sanık hakkında, müştekinin işlenen suç nedeniyle maddi bir zararının oluşup oluşmadığı araştırılmadan 'suçun niteliği gereği zararı giderme olanağı bulunmadığı' şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeye dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/10685, K. 2013/6957, 30 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama