KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2011/13245 E., 2012/5225 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu,
suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının,
gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Katılan vekilinin "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince:
Sanığın eşi olan katılan ile AVM Tanıtım Hizmetleri Matbaacılk Tic. San. Ltd.
Şti.yi kurdukları, birlikte çek hesabı açtırdıkları, sanığın katılanın imzalarını taklit edip çek karnelerini teslim aldığı, kendisine verilen herhangi bir vekalet bulunmamasına rağmen yaptığı ticaret karşılığı bir çok şahıs ve şirkete katılanın imzasını atarak çek keşide edip verdiğinden bahisle hakkında resmi belgede sahtecilikten açılan davada; katılan, hiç kimse ile ticari ilişkisi olmayıp ve şahsi borcunun da bulunmadığı halde sanığın kendi bilgisi dışında Halk Bankası Galata Şubesinden adına hesap açtırıp, çek karneleri alarak çekleri kendi imzasıyla imzalayıp üçüncü şahısalara verdiğini belirtmesi,
sanığın ise suçlamayı kabul etmeyerek eşiyle birlikte AVM Tanıtım Hizmetleri ve Matbaacılık Ltd.
Şti. adı altında şirket kurduklarını, şirketin müdür ve yetkilisinin kendisi olduğunu, şirket adına Halk Bankası Galata Şubesinde çek hesabı açıldığını, aynı şubede kendisi ve eşinin şahsi çek hesabı bulunduğunu ve çek karnesi aldıklarını, eşinin çek hesabı nedeniyle çek karnesinin kendisine teslim edilmiş olduğunu, ... isimli şahısla aralarında ticari ilişki sonucu şirket kuruluşunda aldıkları bilgisayar donanım sistemleri için anılan şahsa çek verdiğini, verdiği çekin müşteri çeki olduğunu, ancak ödenmeyip geri döndüğünde, şahsi çekini vermiş olduğunu,
ancak şahsın dolar karşılığı mal alması gerektiğini ve bu yüzden dolar hesaplı çek istemesi sonucu eşi olan katılan adına Halk Bankası Galata Şubesinden verilmiş çekleri imzalayarak bu çekleri verdiğini, eşinin rızası ve bilgisiyle bunu yaptığını, hatta bir kaç kez de ...'in işyerine gittiklerini, eşinin her ne kadar kendisine şahsi çek hesabından çek keşide etmek için yetki veren vekaletnamesi yoksa da, açıkladığı gibi rızası ve bilgisi dahilinde çekleri keşide ettiğini, eşine ait çek koçanlarını bankadan teslim almasının,
keza eşine ait bazı çekleri keşide etmesinin eşi olan katılanın bilgisi dahilinde talimatları doğrultusunda yaptığını savunması, dosya içindeki bankadan getirilen fotokopi belgelerde yapılan inceleme sonucu yazı ve imzaların katılana ait olduğuna ilişkin bilirkişi raporu, dosyada bulunan hesap dökümlerinden ödenmiş veya iptal edilmiş başka çeklerde olması ve tanık ...'in sanık ile katılana ait şirkete mallar sattığını karşılığında çekler verdiklerini, ödemede sıkıntı olunca karı-koca birlikte gelerek ödeme planı yaptıklarını beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından,
sanık tarafından daha önceden şirket adına keşide edilmiş ve ödenmiş çekler bulunup bulunmadığı şirket ve banka kayıtlarından usulen araştırılması, ilgili bankadan fotokopi olduğu anlaşılan belgelerin asıllarının istenip üzerlerinde yeniden inceleme yaptırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik soruşturmayla hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/13245, K. 2012/5225, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama