KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/18213 E., 2014/2270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, iftira
- Hüküm
- 1- Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası, hak yoksunluğu
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
2- Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 157/1, 168/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince 3.000,00 TL ve 3.020,00 TL adli para cezası, 3- İftira suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 267/1, 62, 50/a, 52/2-4. maddeleri gereğince 6.000,00 TL adli para cezası
1- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Suç tarihinden sonra kesinleşen adli sicil kaydındaki geçmiş hükümlüğü gerekçe gösterilerek "sanığın daha önce kasten işlenen başka bir suçtan mahkum olması karşısında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" şeklinde hatalı karar verilmiş ise de; tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede olumlu bir kanaatin oluşmaması nedeni ile sanık hakkında TCK'nun 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş olması sebebiyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında dolandırıclık ve iftira suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
a- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün, 8/69 sayılı kararı ile buna uyumlu Daire kararlarında da açıklandığı üzere, önceden doğan bir borç nedeniyle sonradan senet düzenlenip verilmesi halinde, borç daha önce oluştuğundan senet ile arasında nedensellik bağı bulunmayacağı, bu nedenle hile unsuru olarak kabul edilemeyeceğinden, sanığın suça konu bonoyu portakalları almasından önce veya sonra verip vermediğinin, ifadeler arasındaki çelişki giderilmek suretiyle tespit edilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Sanık hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle kurulan hükümde TCK'nun 157/1. maddesi gereğince hükmolunan hapis cezası asgari hadden tayin olunduğu halde hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 365 gün olarak tayini ile çelişkiye düşülmesi,
c- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 02.03.2010 gün ve 2010/9-47 Esas, 2010/45 Karar sayılı ilamı ve aynı yöndeki kararlarında belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için CMK.nun 231. maddesinde belirtilen objektif ve sübjektif koşulların bir arada bulunmasının gerektiği, sanığın CMK’nun 231/5. maddesinin uygulanmasına engel mahiyette kasıtlı suçtan önceki mahkumiyeti bulunmadığı gibi müştekinin zararının tümünü karşıladığı anlaşılmakla; anılan maddede gösterilen objektif ve sübjektif şartlar irdelenmeden, “kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu gerekçesiyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/18213, K. 2014/2270, 11 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama