KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/26040 E., 2014/9882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2010/95165
- Mahkemesi
- Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 14/05/2009
- Numarası
- 2008/129 (E) ve 2009/293 (K
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
1- 11.03.2008 tarihli tutanak içeriğine göre kolluk görevlilerinin ibraz edilen nüfus cüzdanı ve sürücü belgesindeki sahteliği ilk bakışta anladıkları, 12.03.2008 tarihli ekspertiz raporunda ise belgelerdeki sahteciliğin iğfal kabiliyetinin bulunduğunun belirtildiği nazara alındığında, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilip, suça konu belge asılları celp edilip incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazılıp, denetime olanak verecek şekilde dosya içine konularak, iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, sanığın üzerinde aynı tarihte ele geçen sahte sürücü belgesi ve nüfus cüzdanının farklı zamanda düzenlendiklerine ilişkin bir delil bulunmadığı cihetle, eylemin bir bütün olarak tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve eylemde zincirleme suç hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden, TCK'nun 43. maddesi ile sanığın cezasından artırım yapılması,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi gereğince aynı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık hakları yönünden koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
4- Adli emanette kayıtlı tamamen sahte düzenlendiği tespit edilen belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken ayrıca iptaline de karar verilmesi ,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/26040, K. 2014/9882, 21 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama