KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2013/1307 E., 2013/3653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak ve bu suça iştirak
- Hüküm
- 1-Sanık ... için; a-15.10.2009 tarihli hüküm:TCK'nun 206/1, 43/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1880 TL APC
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Gerekçeli karar başlığında hatalı gösterilen suç tarihlerinin, 03.03.2005 ve 13.09.2005 olarak mahkemesince düzeltilmesi olanaklı görülmüş, yerel Cumhuriyet savcısının temyizinin sanık ... hakkındaki hükme hasredildiği kabul edilmiştir.
1- Sanık ... müdafiinin temyizinin incelenmesinde:
Resmi belgenin düzenlenmesinde memura yalan beyanda bulunmak suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen 15.10.2009 gün ve 2007/638 esas, 2009/1740 sayılı karara yönelik, sanık müdafiinin 26.11.2009 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyizi isteminin, hükmün miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle 1412 sayılı CMUK'nın 315/1. maddesi gereğince reddine dair mahkemenin 08.12.2009 gün ve aynı sayılı ek kararının sanık müdafiine 26.12.2009 tarihinde usule uygun biçimde tebliğ edilmesine karşın, anılan red kararına yönelik 1412 sayılı CMUK’nun 315/2. maddesine uygun yasa yoluna başvuru isteminde bulunulmadığı cihetle dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2- Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin, sanık ... hakkındaki hükme yönelen temyizlerinin incelenmesine gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre; Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a) Sanık ...’ın, katılan aleyhine Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı 2004/278 esas sayılı nafaka davasında, katılanın Amerika Birleşik Devletlerinde yaşadığını bilmesine karşın nüfusa kayıtlı olduğu mahalli davalı adresi göstermesi nedeniyle, dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edilememesi üzerine, diğer sanık ...'in "muhatap olmadığı veya muhatap namına tebellüğ etmeye yetkisi bulunmadığını" bildiği halde tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ evrakını alması hususunda ikna ederek,
katılan adına çıkartılan dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tebligatı 03.03.2005 tarihinde ve gerekçeli kararı da 13.09.2005 tarihinde tebliğ edilmesini sağlamak suretiyle işlediği iddia ve kabul edilen eyleminin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 55/c maddesinde öngörülen "yalan beyan" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Sanık ...’ın, suçun işlenmesinde araç olarak kullandığı kabul edilen diğer sanık ...’de "kusur yeteneği" olup olmadığının araştırılıp, karar yerinde tartışılmadan ve adı geçen sanıkta kusur yeteneğinin ne şekilde bulunmadığının gerekçeleri de gösterilmeden, hükmolunan temel cezanın TCK'nun 37/2. maddesi uyarınca artırılması,
c) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan, zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir ve ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, somut olayda sanığın eyleminden kaynaklanan doğrudan bir zarar olup olmadığı araştırılmadan, eksik inceleme ve zararın karşılanmadığına ilişkin yetersiz gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/1307, K. 2013/3653, 6 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama