KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/3964 E., 2018/2893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Vergi Usul Kanununa Muhalefet
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
1-)Sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın suçlamayı kabul etmemesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi bakımından; sanığın suça konu sahte faturaları aldığı iddia olunan kişiler hakkında yürütülen Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/62461 soruşturma sayılı dosyasının akıbeti sorularak, bu kişiler hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan kamu davası açılmış olup olmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde birleştirilmesi,
mümkün olmadığı takdirde ise dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, bu kişiler dinlenerek suça konu faturaları kime, hangi hukuki ilişkiye dayanarak düzenledikleri ve sanığı tanıyıp tanımadıkları hususlarının ayrıntılı olarak sorulması, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ismi geçen ve faturaları verdiği iddia olunan ... isimli kişinin tanık olarak beyanına başvurulması ve tüm bunların sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuş olması,
2-)Kabule göre de; a-)Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura kullanmak eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-)Sahte faturaların en son 2009 yılının Aralık ayında KDV indiriminde kullanıldığı gözetilerek, 25.01.2010 olması gereken suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 17.12.2009 olarak yanlış yazılması,
c-)5237 sayılı TCK'nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/3964, K. 2018/2893, 2 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama