KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2016/8875 E., 2017/6056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mühür bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
1-TCK'nın 203. maddesi, esasta bir şeyin saklanmasını veya varlığının olduğu gibi muhafazasını sağlamak üzere, kanunun veya yetkili makamların emrine uyularak konulmuş mührün kaldırılmasını cezalandırmaktadır. Bu nedenle, yasaya uygun biçimde konulan bir mührün varlığı, mühür bozma suçunun ön koşuludur.
Elektrik sayaçlarında bulunan ve bakanlık mührü olarak adlandırılan mühürlerin sayaçlar imal edilirken yapılması ve bu mührün üretilen sayacın standartlara uygun olarak üretildiğini gösterir mühür olup anılan yasa maddesi anlamında mühür olarak kabul edilemeyeceği gibi bu mühürlerin sayaçlara takılması işlemiyle elektrik dağıtım şirketlerinin bir ilgisinin bulunmaması,
kullanılan sayaçtaki bakanlık mühürlerinin açılıp kapatılarak sayaca müdahale edilmesinde yüklenen mühür bozma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)“Mühür bozma” suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 203. maddesinde temel cezanın hapis veya adli para cezası şeklinde seçimlik olarak öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde düzenlenen “hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez” hükmü karşısında, tercih ve tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın sonradan paraya çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2016/8875, K. 2017/6056, 27 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama