KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2017/16556 E., 2019/1015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
1-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nin 206. maddesinde düzenlenen ve doktrinde “fikri sahtecilik” olarak adlandırılan “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak” suçunun oluşması için kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir.
Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır.
Somut olayda Mahkemenin sanığın beyanıyla yetinmeyip dava konusu çekin kaybolup kaybolmadığını araştırma yükümlülüğünün bulunması karşısında, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2017/16556, K. 2019/1015, 4 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama