KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2018/3474 E., 2018/4167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2018
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 29.03.2018 tarih ve 2018/4087 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.04.2018 tarih ve KYB-2018/27776 sayılı ihbarname ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan şüpheli ... ve kimliği meçhul şüpheli haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/12/2017 tarihli ve 2017/216732 soruşturma, 2017/104299 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/01/2018 tarihli ve 2018/678 değişik iş sayılı kararının "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının,
ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği,
ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda müştekinin, babası olan müteveffa şüphelinin kendi imzasını taklit ederek üzerine araç aldığı iddiası üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelilerin üzerlerine atılı suçlar bakımından zamanaşımı dolduğundan bahisle herhangi bir araştırma yapmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, söz konusu araca ilişkin trafik tescil belgeleri ve alım satım sözleşmelerinin getirtilerek incelenmesi, tespit edilecek diğer şüpheliler yönünden temadinin devam ettiği gözetilerek soruşturmaya devam edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/3474, K. 2018/4167, 4 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama