KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2019/11047 E., 2023/5484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, resmi belgede sahtecilik
- Hükümler
- Mahkûmiyet
Karar Metni
996 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2015 tarihli ve 2015/379 Esas, 2015/534 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; belgenin aldatma yeteneğinin bulunmadığına, 2. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına ve kabahat yaptırımının uygulanması gerektiğine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunması nedeniyle yakalama kararı bulunan sanığın yakalanması amacıyla başlatılan araştırma sırasında tespit edilen adresine gidildiğinde, sanığın kendisini görevlilere ... olarak tanıttığı ve ... adına tanzim edilmiş nüfus cüzdanını ibraz ettiği, yapılan kriminal incelemede nüfus cüzdanının orijinal olduğu, mevcut fotoğrafın tahrifen yapıştırıldığı ve yapılan tahrifatın aldatma kabiliyetini haiz olduğununun belirlendiği, bu şekilde sanığın yüklenen suçları işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, suçlamaları kabul etmiştir.
3. 20.03.2015 tarihli yakalama, üst arama ve muhafaza altına alma tutanağı, şüpheli ve sanık hakları formu, yakınlarına haber verme tutanağı ve genel adli muayene raporunun ... adına düzenlendiği ve sanık tarafından imzalandığı anlaşılmıştır.
4. Suça konu nüfus cüzdanının orijinal olduğu, üzerinde iki kat lamine olduğu, alttaki laminesinin fotoğraf hanesi boyunca kesilerek alınmış olduğu, arka yüzünde görülebilen soğuk mühür izi iz düşümünün mevcut fotoğraf üzerinde bulunmadığı, mevcut fotoğrafın tahrifen yapıştırıldığı ve ilk nazarda fark edilemeyecek nitelikte olduğundan aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair BRS-BLG-15/ 00937 sayılı uzmanlık raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
5. Sanığın tekerrüre esas geçmiş hükümlüğünün bulunduğu anlaşılmıştır.
6. Yapılan yargılama sonucunda, mahkemece sanığın üzerine atılı suçların sübuta erdiğini kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2015 tarihli ve 2015/379 Esas, 2015/534 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/11047, K. 2023/5484, 22 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama