Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2019/6968 E. , 2024/1164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/290 E., 2015/68 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkın
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2019/6968 E. , 2024/1164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/290 E., 2015/68 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/290 Esas, 2015/68 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekili temyizinde özetle; dolandırıcılık suçu malvarlığını koruduğundan yasal unsurlarının oluştuğu, zira sanıkların menfaat sağladığı ve sanıkların yargılama sürecinden bilistifade malvarlıklarını başkalarına aktararak zararın tazminini imkansız hale getirdiği, taraflar arasındaki husumetin hukuki nitelikte olmadığı, çekleri sanık ...’nin katılanları şirketin saygınlığı ile aldatarak, köklü firma olduklarından bahisle çekleri ticaret dolayısı ile verdiği, sanık ...’nin gerek çekleri imzalayarak gerek diğer sanık ...’a imzalatarak katılanlara ilettiği, ödemeyerek, icra takiplerine itiraz ettiği, katılanların zararına sebep olduğu, çeklerin ticari ilişkiden sonra verildiğinin kabul edilemeyeceği, sanıkların hem sahtecilik hem dolandırıcılıktan mahkumiyeti gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulması istenmiştir. 2. Katılan ... Dönmez vekili temyizinde özetle; sanık ...’un, sanık ...’nin imzasını taklit ederek çek düzenleyip, ödemeyeceklerini bilerek sanıkların yüklü miktarda mal aldığı, çekler karşılıksız çıkınca icra takibine sanık ...’nin imza sahteliği iddiası ile itiraz ettiği, takipleri durdurduğu, bu işlemler başlamadan önce sanık ...’nin malvarlığını üzerinden çıkardığı, yıllardır işlettiği restoranı 22.05.2012’de yani çekin düzenlenmesinden 1 ay önce kızının üstüne devrettiği, sanıkların katılandan toplamda 3 kere farklı zamanlarda parke aldığı, bunun uzun süreli bir ticari ilişki olmadığı, çeklerin karşılığı olan malların ne zaman teslim alındığına dair hiç bir araştırma yapılmaksızın, şahit dahi dinlenmeden çeklerin önceden doğmuş bir borca karşılık kabul edildiği, sanık ...’nin sanık ...’u çek koçanlarını hırsızlayarak sahte imza ile piyasaya sürdüğünden bahisle şikayet etmişken, çeklerin sanık ...’nin bilgisi dahilinde imzalandığından bahisle sahtecilikten beraat verilmesinin hatalı olduğu, sanıkların birlikte ve ödememek üzere sahte imzalı çekler düzenleyerek katılanları dolandırdığı gerekçeleri ile ve resen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması istenmiştir. 3. Katılanlar ..., ... vekili temyizinde özetle; sanık ...’nin çeklerden menfaat temin ettiği, Kooperatife olan üyelik borcuna karşılık çekleri verdiği, çekler ödenmeyince yapılan icra takibine önce itiraz etmediği, hatta ödeme taahhüdünde bulunduğu, ardından çeklerin diğer sanıkça boş olarak çalınıp doldurulup piyasaya sürüldüğünü gerekçeleri ile borçtan kurtulmak için davalar açtığı, şahit ifadelerinden çek düzenleme konusunda sanıklar arasındaki anlaşmanın mevcudiyetinin sabit olduğu, yani sanıkların işbirliği içinde dolandırıcılık kastı ile çekleri bile isteye sahte imza ederek düzenlediği, ardından icra takiplerini iptal ettirdikleri, çeklerin suçun duğumundan önce mi sonra mı düzenlendiğinin suçun doğumu bakımından önemi bulunmadığı, sanık ...’nin tüm aşamalarda sanık ...’un çekleri boş halde çaldığını, kendi bilgisi haricinde keşide ederek menfaat sağladığını savunduğu, bu savunmanın aksine Mahkemece sanık ...'nin çek keşidelerini bildiğinin kabulünün delil durumuna aykırı olduğu, sanıkların menfaat temin ettikleri, sanıkların hem sahtecilik hem dolandırıcılık suçundan mahkum edilmesi gerektiği gerekçeleri ile ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması istenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianamede özetle; sanık ...'nin ...Şirketinin ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu, sanık ...'un ise aynı şirkette çalıştığı ancak herhangi bir imza ve temsil yetkisinin olmadığı, şüphelilerin katılanları dolandırmaya karar vererek ...Şirketi adına olan çekleri, çek keşideye yetkisi bulunmayan sanık ...'un, sanık ...'nin talimatı doğrultusunda, katılanlardan inşaat malzemesi satın alarak karşılığında katılanlar ... ve ...'e 6.500,00 TL ve 6.740,00 TL miktarlı, katılan ...'e 8.210,00 TL miktarlı, katılan ...'a 2 adet 15.000,00 TL miktarlı, 1 adet 18.750,00 TL miktarlı çekleri keşide ederek verdiği, çeklerin vadelerinde ödenmediği, başlatılan icra takiplerinde sanık ...'nin imza itirazında bulunduğu, sanıkların çekleri çaldırdığını belirttiği, sanıkların sahte çek vererek karşılığında mal alarak katılanları dolandırdıkları iddia edilmiştir. 2. Sanık ... özetle, diğer sanığın kendi bilgisi ve izni olmaksızın çekleri keşide ettiğini, suçsuz olduğunu savunmuştur. 3. Sanık ... özetle; sanık ...'nin bilgisi ve istemi doğrultusunda bu şekilde yüzlerce çek keşide ettiğini, tamamına yakınının ödendiğini, eldeki suça konu çeklerin istemi dışında ödenemediğini savunmuştur. 4. Katılanlar özetle; iddia yönünde beyanda bulunmuş, sanıklarla bir süredir ticari ilişkileri bulunduğunu belirtmiş, katılan ... ve ..., sanıklarla ticari alışverişleri bulunmadığını, sanık ... adına kooperatif üyeliği sonucu borca ilişkin çeklerin verildiğini belirtmiştir. 5. Mahkemece, Sanık ...'un, sanık ...'nin bilgisi ve onayı kapsamında çekleri düzenlediği, bu çeklerin, katılanlara, önceden doğmuş borçlara yönelik verilmiş vadeli çekler olduğu, bu nedenle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri ile sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Hakkında Katılanlar ..., ..., ... ve ...'ya Karşı Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık ...'un 30.10.2014 tarihli, sanık ...'nin 21.01.2015 tarihli Mahkeme sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Sanıklar Hakkında Katılanlar ..., ..., ... ve ...'ya Karşı Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanıklar Hakkında Katılanlar ..., ..., ... ve ...'ya Karşı Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/290 Esas, 2015/68 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekili, katılan ... vekili, katılan ... ve ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ayrı ayrı BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, B. Sanıklar Hakkında Katılanlar ..., ..., ... ve ...'ya Karşı Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/290 Esas, 2015/68 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekili, katılan ... vekili, katılan ... ve ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle sanıklar hakkındaki hükümlerin ayrı ayrı, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.