KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/13073 E., 2024/469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/430 E., 2014/371 K.
- Suç
- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğnamedeki görüşler
- Onama, bozma
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2013 tarihli ve 2013/545 sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanıkların nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi; sanıkların atılı suçu işleyerek haksız menfaat temin ettikleri ve bankayı 42.580,00 TL zarara uğrattıkları gerekçesiyle mahkûmiyetleri yerine beraatlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden
Tebliğnamede kredi kartını kullandıran sanıklardan ... hakkındaki beraat kararının onanması, kredi kartıyla harcama yapan sanık ... ile iş yeri sahibi sanık ... hakkında 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun (5464 sayılı Kanun) 36 ncı maddesi uyarınca suçun zamanaşımı süresinde işlem yapılmasına işaret edilerek bu iki sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca mahkûmiyet hükümleri kurulması yönünde görüş serdedilmiş ise de;
sanıkların maddi fiillerinin tek olduğu ve bu fiillerinin katılan bankaya ait maximum kredi kartını gerçekte alışveriş yapmadıkları halde yapmış gibi göstermek suretiyle yapılmayan bu alışverişlerden bankaca verilen maxipuanları almaya teşebbüs etmekten ibaret olup özel bir yasa olan 5464 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesine temas ettiği, zira madde metninde bu tür işlemleri yaparak menfaat sağlamanın açıkça yaptırıma bağlandığı,
kaldı ki katılan bankanın 4603 sayılı Kanun ile anonim şirket haline dönüştüğü ve 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki kamu kurumlardan da olmadığı gözetilerek her iki suçun birlikte oluştuğuna dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Katılan vekilinin temyizi yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemi için, (A) bendinde izah edildiği üzere 5464 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 29.05.2014 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/13073, K. 2024/469, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama