KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/13530 E., 2023/3004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hükümler
- Beraat
Karar Metni
1.030 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilsinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2011 tarihli ve 2010/218 Esas, 2011/249 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 83.333,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2011 tarihli ve 2010/218 Esas, 2011/249 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 16.09.2015 tarihli ve 2013/13899Esas, 2015/28820 Karar sayılı ilamıyla "Sanığın şirket yetkilisinin rızasıyla keşide ettiğini, daha önceden de aynı şekilde çek keşide ettiğini savunduğu, diğer şirket yetkilisi sanık ...'nın sanık ...'nin beyanını doğruladığı ve borcu kabul ettiği, 18.09.2007 tarihli imza sirkülerine göre sanık ...'ın tüm yetkilerinin kaldırıldığı sanık ...
Somuncu ile F.T. ve A.Ş.'nin herhangi ikisinin müşterek imzasıyla çek keşide etmeye yetkili olduğunun belirtildiği,katılanın ibraz ettiği faturalar ile sanıkların beyanlardan açık ticari hesap bulunduğu belirtilmekle ve katılanın suça konu çeklerle ilgili icra takibinde bulunduğu anlaşılması karşısında,gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tesbiti açısından, ... ... Teks. Ürün.
Paz San Tic AŞ'nin yetkili kişileri olan F.T. ile A.Ş.'nin olay nedeniyle bilgi ve görüşlerinin alınarak suça konu çekleri keşide etmesine rızalarının bulunup bulunmadığının sorulması, şikayetçi şirket ile suça konu şirketin arasındaki ticari ilişkinin tesbiti bakımından şirketlere ait defterler, kayıtlar, varsa irsaliyeli faturaların getirilmesi, şirketler adına kullanılan çeklerin ne kadarının 18.09.2007 tarihinde yetkisi kaldırılmasına rağmen sanık ... tarafından veya tek imza ile keşide edilerek ödendiği,
ne kadarının karşılıksız kaldığı bankalardan sorularak belirlenmesi sonrasında, mal alımına yönelik önceden ... borç veya alacak için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı da gözetilerek, aralarında dosyaya yansıyan faturalara ve sanık beyanlarına göre açık hesap bulunduğu da değerlendirilerek bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması,
mahkemece İstanbul 6.İcra Müdürlüğünün 2008/32381 sayılı dosyasının getirtilerek sanıkların borca ve imzaya itirazlarının bulunup bulunmadığı hususunda incelenip,sanık ... müdafii tarafından dosyaya ibraz edilen tahsilat makbuz suretleri ve senet suretleri katılan ...'e gösterilip, belirtilen ödemelerin kendilerine yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise suça konu çeklere ilişkin olarak mı ödeme yapıldığı hususları sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2015/412 Esas, 2018/18 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; suça konu çeklerin taraflarca alışverişi yapılan mallara karşılık olarak keşide edildiğine ve tarafların arasındaki cari hesaptan bağımsız olarak o an için yapılan alışverişe istinaden düzenlendiğine, sanıkların suç kastı ile hareket ettiklerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ... Alüminyum Teks.Dek.San ve Tic. Ltd. Şti.'nin, ... ... Teks. Ürün. Paz San Tic. A.Ş.'ye sattığı mal karşılığı suça konu 03.10.2008 tarihli ve 25.000,00 TL bedelli çek ile 03.11.2008 tarihli ve 25.000,00 TL bedelli çeki aldığı, ... ... Tekstil Ürünleri Pazarlama Sanati Tic. A.Ş.'ye ait Altındağ 3. Noterliğinin 18.09.2007 tarihli imza sirküleri 14.09.2007 tarih ve 17619 yevmiye numaralı belgesi ile yetki verilen murahhas müdür sanık ...'ın daha önceden verilen tüm yetkilerinin kaldırıldığı, kaldırılan yetkinin yönetim kuruluna devredildiği, yönetim kurulu başkan ve üyelerinden F.T, H.S. ve A.Ş.'nin herhangi ikisinin müşterek imza ile çek keşide etmeye yetkili oldukları halde, suça konu çeklerin sanık ...'nın talimatı ile sanık ...'ın imzası ile keşide edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık ..., ... ... .. A.Ş.'nin kurucu üyesi olduğunu, diğer sanık ...’nin de şirketin alım satım işlerine baktığını, suça konu çekin işyeri dışında olduğu sırada kendi talimatı ile sanık ... tarafından imzalanarak katılan şirkete verildiğini, ekonomik sıkıntılar nedeniyle çek bedelinin ödenemediğini, suç kastının olmadığını savunmuştur. Sanık ..., ... ... .. A.Ş.'de bir dönem imzaya yetkili genel müdür olduğunu, daha sonra da satış müdürü olarak görev yaptığını, suça konu çeklerin ... ... .. A.Ş., yetkililerinin şirket dışında olduğu bir zamanda şirket yetkililerinin bilgisi ve muvafakati ile kendisini tarafından katılan şirketin yetkilisine imzalanarak verildiğini, çek bedelinin şirketin içine düştüğü ekonomik sıkıntı nedeniyle ödenemediğini, suç kastının olmadığını savunmuştur.
3. Katılan ... Alüminyum ... Ltd. Şti.'nin pazarlamadan sorumlu müdürü olan ..., suça konu çekleri sanık ...'dan, ... ... .. A.Ş.'ye satılan mal karşılığı aldığını beyan etmiştir.
4. ... ..... A.Ş. ortaklarından tanıklar F.T. ve A.Ş, suça konu çeklerin sanık ...'nin bilgisi sahilinde sanık ... tarafından imzalandığını, suça konu çeklerin ... Alüminyum ... Ltd. Şti.'ye daha önce alınan mal karşılığı verildiğini, iki şirket arasında açık hesap olduğunu, şirketin ekonomik durumunun kötüye gitmesi nedeni ile çeklerin ödenemediğini beyan etmişlerdir.
5. Bozma ilamından sonra bilirkişi heyetinden aldırılan 13.11.2017 tarihli rapor ile, suça konu çeklerin, 2008 yılından önceki alışverişler sebebiyle ortaya çıkan 420,87 TL tutarındaki bakiye borç ve 04.03.2008 - 30.06.2008 tarihleri arasında düzenlenen satış faturaları ile ... Alüminyum .. Ltd. Şti.'den satın alınan malların bedellerinin ödenmesi maksadıyla, fatura tarihlerinden aylar sonra sanık ... tarafından keşide edilerek alacaklı ... Alüminyum ... Ltd. Şti.'ye verildiği görüşü bildirilmiştir.
6. Mahkemece, suça konu çeklerin önceden ... borç nedeniyle verilmesi nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığı gibi sanıkların suç kastı ile de hareket etmedikleri gerekçesiyle temyize konu beraat hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2015/412 Esas, 2018/18 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/13530, K. 2023/3004, 12 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama