KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/14421 E., 2023/39 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/315 E., 2015/14 K.
- Suç
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
726 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2015 tarihli ve 2014/315 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile aynı maddenin son fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; kararın bozulmasını talep ettiğine, suç unsurlarının oluşmadığına, şikayetçi ve mağdur olmadığına, hakkında iddia dışında delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, internet üzerinden verilen satılık araç ilanı üzerine arayan mağdurdan, gerçekte olmayan aracın satışı vaadi ile yarım saat arayla iki kez olmak üzere hileli hareketlerle menfaat temin ettiği, kovuşturma aşamasında mağdurun zararının giderildiği anlaşılmaktadır. 2. Sanık suçunu inkar etmiş ise de, haklarında verilen beraat hükümleri kesinleşen sanıkların savunmaları ile mağdur beyanları ve dosya kapsamı itibarıyla sanığa atılı suçun sübut bulduğu belirlenmiştir. 3. Mahkemece, sübut bulan suçtan sanığın mahkumiyetine dair temyiz incelemesine konu mahkumiyet hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanığın tekerrüre esas alınan Üsküdar (Kapatılan) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2006 tarihli ve 2005/1122 Esas, 2006/703 Karar sayılı ilâmı uyarınca verilen 1 yıl hapis ve 1.500,00 Türk Lirası adli para cezasının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 503 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmiş olduğu, Yargıtay bozma kararı üzerine Üsküdar (Kapatılan) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2009 tarihli ve 2009/526 Esas, 2009/642 Karar sayılı görevsizlik kararı verildiği,
görevsizlik kararı üzerine Üsküdar (Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.04.2011 tarihli ve 2010/296 Esas, 2011/152 Karar sayılı kararı ile suç tarihi itibarıyla lehe yasa değerlendirmesi ile 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında açılan kamu davasının ortadan kaldırılması nedeniyle Üsküdar (Kapatılan) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2006 tarihli ve 2005/1122 Esas, 2006/703 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydına göre Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2006 tarihli ve 2006/322 Esas, 2006/540 Karar sayılı ilamı uyarınca verilen 6 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmiş olduğu ve uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı infaz aşamasında gözetilmek kaydıyla tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen tekerrür uygulaması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2015 tarihli ve 2014/315 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ikinci bendinin onikinci fıkrasında yer alan tekerrür uygulamasına ilişkin paragraftan.
“Üsküdar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2006 tarihli ve 2006/112-73 sayılı ilamı ile almış olduğu 1 yıl hapis cezası" ibaresinin çıkarılarak yerine "Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2006 tarihli ve 2006/322 Esas, 2006/540 Karar sayılı ilamı uyarınca verilen 6 ay hapis cezası” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14421, K. 2023/39, 10 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama