KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/14962 E., 2024/393 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/553 E. 2018/418 K.
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2013 tarihli ve 2012/718 Esas, 2013/607 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci fıkrası,52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis, 80,00 TL adli para cezasına ,hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına; hükmedilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 01.06.2017 tarihli ve 2015/9632 Esas, 2017/12969 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığa yüklenen suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2017/553 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci fıkrası,52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis, 80,00 TL adli para cezasına ,hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına; hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün eksik araştırma, inceleme neticesi, usul ve yasaya aykırı verildiğinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde katılanı cep telefonundan arayarak kendisini polis olarak tanıtan bir kişinin katılanı kimlik bilgilerinin kopyalanması suretiyle terör örgütü adına para yatırmak suretiyle suça karıştığı şeklinde hile ile kandırması ve yönlendirmesi neticesinde katılanın, sanığın hesabına 4.000,00 TL yatırmasını sağladığı iddia olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Bozma sonrası dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği fakat uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
4. Mahkeme tarafından, katılan beyanları, sanık savunmaları, banka hesap ekstreleri, yakalama ve gözaltına alma tutanakları, CD görüntüleri ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın şifresiyle birlikte kartını kaybetmesinin hayatın olağan akışına aykırı oluşu, ayrıca başkası adına hesabın kullandırılması yönündeki savunmasının klasik savunma niteliğinde olduğu kanaatiyle savunmaları suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirilmiş, eyleminin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Tekerrüre esas alınan ilama konu 765 sayılı Kanun'un; 510 uncu maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı, bu suçlar yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihi itibarıyla 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların düzeltilerek onama nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Mahkemece sanığın adli sicil kaydında yer alan Sincan (Ankara Batı) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2006 tarihli ve 2004/106 Esas, 2006/208 Karar sayılı ilamı yerine sanık hakkında olmayan Sincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/174 Esas ve 2001/297 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması, hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2017/553 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin kısmın çıkartılarak yerine "Sanığın adli sicil kaydındaki Sincan (Ankara Batı) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2006 tarihli ve 2004/106 Esas, 2006/208 karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla,
TCK'nın 58. maddesi uyarınca verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14962, K. 2024/393, 15 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama