KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/18319 E., 2025/4920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31/12/2014
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Katılan ...’a Yönelik Eylem Yönünden Yapılan İncelemede
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.06.2013 tarihli ve 2013/15-239 Esas, 2013/289 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın internet sitesine ilân vererek bu sistem üzerinden katılandan menfaat temin etmesine göre, bilişim sistemi olan internetin araç olarak kullanıldığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesindeki "bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek "basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık" suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, eleştiri dışında cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Katılan ...’na Yönelik Eylem Yönünden Yapılan İncelemede
Katılanın internet üzerinden Bodrumda faaliyet gösteren ... firması sahibi olduğunu söyleyen ... isimli şahıs ile tanıştığı, gemilerde çalışmak istediğini söylediği kendisinden 950 TL para talep edildiğini parayı gönderdiğini ...’nın kurs açamadığını söyleyerek kendisini sanığa yönlendirdiğini, sanığın yetkilisi olduğu belirtilen...Aracılık ve Danışmanlık Hizmetleri ile sözleşme yaptıklarını ,
yapılan araştırmada sanık adına bu isimde bir şirket kaydının bulunmadığının anlaşıldığı ,sanığın kendisinden gemi adamı cüzdanı çıkarmak için para aldığını ancak daha sonra sanığa ulaşamaması şeklinde gerçekleşen eylemin TCK 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu halde suç vasfında yanılgıya düşülerek; basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Ancak belirlenen suç vasfına göre sanığa yüklenen "Dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 31.12.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği;
ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/18319, K. 2025/4920, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama