Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan bozma öncesi mahkumiyet hükmünün kurulduğu 14.05.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın ... isimli şirkette şirket müdürü olarak görev yaptığı, katılana ismini ... olarak tanıttığı ve katılan ile PVC malzemesi alnması hususunda anlaştıkları, bu kapsamda katılana keşidecisi ... olan 27.07.2007 tarihli 10.700,00 TL tutarlı çeki kargo yoluyla gönderdiği, gönderilen çekin çalıntı çek olduğunun belirlendiği, bu kapsamda sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda,
Sanığın katılan ile ticari ilişkisini kabul etmediği ve katılanın kendisine iftira attığını beyan etmesi karşısında, sanık ile katılanın olay öncesinde birbirlerini tanımadıkları, sanığın ... isimli şirkette müdür olarak görev yaptığı, her ne kadar 16.05.2016 tarihli bozma ilamında ticari defter ve belgelerin incelenmesine yönelik karar verilmişse de üzerinden 10 yıl geçmesi nedeniyle katılanın Mahkemeye sunamadığının makul olduğu, katılanın hem fatura hem de sevk irsaliyesini sunduğu, sanık ile katılanın ticari ilişki içerisinde olduğunun belirlendiği, bu nedenle sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.