KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/2486 E., 2023/10435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/195 E., 2015/505 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek Onama
Karar Metni
1.121 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/195 Esas, 2015/505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, eksik inceleme ile verilen mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğu görüşü ile hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 20.01.2014 havale tarihli şikâyetçi ... Bankası A.Ş.'nin şikayet dilekçesinde, keşide yeri İstanbul, 25.12.2013 keşide tarihli, keşidecisi ... Mağazacılık A.Ş. olan, 25.000,00 TL bedelli 3481549 nolu çekin, takas merkezine ibraz edildikten sonra sahte olduğunun anlaşıldığını, cirantaların sırasıyla ...Ayakkabı ...
Ltd Şti ve ... olduğunu beyan ederek şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; sanığın aldatma kabiliyetini haiz suça konu çeki başkalarını aldatacak şeklilde tümden sahte olarak oluşturduğu ve söz konusu çeki kimliği tespit edilemeyen bir şahıs aracılığı ile ...e vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği; ayrıca bankanın maddi varlığı olan çeki satın alma karşılığında ...e vermek suretiyle hileli hareketlerde bulunarak iradesini fesada uğrattığı ve kendisine yarar sağladığı, bu suretle bankayı aracı kılarak dolandırıcık suçunu işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, ...ün uzaktan akrabası olduğunu, ...ın ...e verdiği aracın üzerinde rehin olduğunu, aralarında çıkan tartışmada ...in ...dan parasını istediğini, ...ın ...e suça konu 25.000,00 TL'lik çeki verdiğini, ...ın iddia ettiği gibi kendisine herhangi bir halı alım satım işi için herhangi bir Tarsus'lu şahıs getirmediğini ve herhangi bir çek vermediğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Kazım Güngör beyanında özetle; çeki Sedat'tan aldığını, ...'ın halı almak amacıyla yanına Tarsus'lu bir şahıs getirdiğini, bu şahsa 23.000,00 TL'lik eski halı sattığını, açık kimlik bilgilerini bilmediği Tarsus'lu şahsın yanında el yazısı ile doldurarak sattığı halı karşılığında 25.000,00 TL'lik bir çek verdiğini, çeki aldıktan sonra bankaya giderek sorgulattığında sağlam olduğunun bildirildiğini, sattığı eski halı karşılığında aldığı 25.000,00 TL'lik çeki araba alım-satımı nedeniyle ... isimli şahsa verdiğini beyan etmiştir.
4. ... beyanında; ...den Fiat Linea marka bir araç satın aldığını, araç üzerinde rehin çıkması üzerine satın almaktan vazgeçtiğini, ...den kapora olarak verdiği parasını istediğini, şahsın kendisine parayı harcadığını söylediğini, yaklaşık 10 gün sonra suça konu 3481549 numaralı çeki kendisine elden verdiğini, günü geldiğinde çeki tahsil etmesini, üzeri parayı da kendisine getirmesini istediğini, bunun üzerine çek hesabı olmaması nedeniyle arkadaşı ...'den ricada bulunduğunu, ...'ün de çeki takasa TEB Bankasına ibraz ettiğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
5. Kriminal raporda, çekin matbaa vb. baskı yöntemleriyle tümden sahte olarak elde edildiği, çek üzerindeki kişiselleştirilmiş bölümlerin renkli fotokopi printer vb. kullanılarak oluşturulduğu, tanzimle ilgili yazıların kalem ile yazılması suretiyle halen mevcut duruma getirildiği, hüsnüniyetli kişilere ibraz edilmesi halinde ilk nazarda ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceği cihetle aldatma kabiliyetini haiz olduğu,
çekin ön yüzündeki tanzim yazı ve rakamları ile arka yüzündeki "...Ayyakabı ...yi Ltd.Şti. içerikli birinci ciranta yazısı ve çekin ön yüzündeki keşideci adına atılı bulunan imza ile ...'ın mukayese yazı ve rakamları arasında uygunluk görüldüğü, çekin ön yüzündeki tanzim yazı-rakamların ve arka yüzündeki birinci ciranta yazısının ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
6. 30.09.2015 tarihli celsede, adli emanetin 2014/106 sırasında kayıtlı suça konu çek aslının mahkeme tarafından yapılan gözleminde, Yapı Kredi Bankası Güneşli Medya şubesinden verilme 3481549 nolu, 25.12.2013 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli, keşide yeri İstanbul, keşidecisi ... mağazacılık, lehtarının ...Ayakkabı ...yi Ltd. Şti. olduğu, çekin arkasının ...Ayakkabıcılık ve ... tarafından ciro edildiği, TEB ... şubesinde ibrazında sahte olduğu gerekçesiyle işlem yapılmadığının 25.12.2013 tarihinde çek arkasına yazılı olduğu, çek üzerinde Yapı Kredi Bankası hologramın bulunduğu, kağıt kalitesi, düzenleme şekli ve unsurları itibariyle çekin aldatma kabiliyetini haiz olduğu tespit edilmiştir.
7. Mahkemece,önceden doğmuş olan bir borç için sahte çek verilmesinin dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı bu nedenle sanık ...’ın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturmadığı gerekçesi ile nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden beraatine, sanığın resmi belgeden sayılan dava konusu çeki sahte olarak ürettiği ve çekin aldatma kabiliyetini haiz olduğu tespiti üzerine resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Ancak;
3. Sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2011 tarih ve 2010/293 Esas, 2011/489 Karar sayılı sayılı ilamının kesinleşme tarihinin 25.12.2014 olduğu, işbu tarihin inceleme konu somut olaydaki suç tarihinden sonra olması sebebiyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında yer alan 19.09.2013 kesinleşme tarihli ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2009 tarihli ve 2011/309 Esas, 2012/2 Karar sayılı ilamının kesinleşme tarihine göre tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş olup, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/195 Esas, 2015/505 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm tekerrür hükümlerine ilişkin beşinci paragrafının "Sanığın adli sicil kaydına konu ...
Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/309 Esas, 2012/2 Karar sayılı kararına konu 19.09.2013 tarihinde kesinleşen ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nun 58/6. maddesi gereğince sanığa hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibareleri ile eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/2486, K. 2023/10435, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama