KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/26141 E., 2023/10426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/400 E., 2015/471 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Suçlar
- Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanıklar
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Metni
1.190 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2015/400 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
1. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2'şer yıl hapis ve 100,00'er TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2'şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 267 nci maddesinin maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'nun temyiz isteği; hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir. 2.Sanık ...'ın temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçları işlemediğine, delillerin takdirinde hata edildiğine, hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; fikir ve eylem birliği içinde hareket eden sanıkların, mağdura ait apart daireyi kiralamak istediklerini söyleyerek bir yıllık kira sözleşmesi düzenledikleri, müşteki adına tanzim ettikleri sahte nüfus cüzdanını kullanarak sanık ...'ın sözleşmeyi imzaladığı, mağdurun sanıklardan bir yıllık kira bedeli karşılığı senet aldığı, sanıkların bu senedi müşteki adına düzenleyip hazırladıkları ve sanık ...'ın senedi imzaladığı,
sanıkların eylemlerini gerçekleştirirken müşteki adına tanzim edilen sahte nüfus cüzdanını kullandıkları, kamu gücünü temsil eden nüfus cüzdanı kullanmak suretiyle inandırıcılığın artırılması ve kişi nezdinde güvenin sağlanması nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinden cezalandırılmalarına, yine sahte nüfus cüzdanı kullanarak kendilerini takibattan kurtarmaya yönelik amaç taşıdıkları gözetildiğinde iftira suçunu işlediklerinden cezalandırılmalarına, amaçlarının baştan beri dairenin anahtarını ele geçirmek suretiyle dairede bulunan demirbaş eşyaları almak olduğu,
yapılan kira sözleşmesinin mağdur nezdinde sahte rıza temini ile anahtarın ele geçirilmesi amacına yöneldiği, bu hali ile sözleşmenin sahte imzalanmasının bir sonuç olduğu, eylemin sahte senet tanzimi, sahte nüfus cüzdanı kullanımı ve sahte kontrat imzalanması ile birlikte ortak ve tek amaç olan dairenin anahtarını ele geçirmek ve dairedeki demirbaşlardan faydalanmak olduğu, bu hali ile de dolandırıcılık suçu ile birlikte içtima kuralları çerçevesince resmi belgede sahtecilik suçunun da oluştuğu, kullanılan sahte nüfus cüzdanının mağdur nezdinde sonuç doğurduğu da gözönüne alındığında iğfal kabiliyetinin bulunduğu sonucuna varıldığı,
bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.Sanık ...'ın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, sanık ...'nun ikrar ettiği belirlenmiştir. 3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu belgelerin örnekleri, kurumların cevabi yazıları, sanıkların nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış; sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamın 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gâzete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alınan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak,
anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ile kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak sanıklar hakkında uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra,
15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/400 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu İle Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) ve (C) kısımlarında açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/400 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/26141, K. 2023/10426, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama